E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 30, Sayı 1 (2020)
Tam Metin PDF
Derleme
Sayfa: 001-008
İnsizyonlar cerrahinin hem başlangıcı hem de en önemli yönlendiricisidir. Doğru insizyon tercihi cerrahi başarıyı artırdığı gibi
ameliyat sonrası dönemdeki komplikasyonlar açısından da oldukça önem arz etmektedir. Yapılacak cerrahi için tek doğru insizyon
yoktur fakat cerrahın bilgi, beceri ve tec...
Sayfa: 009-017
İnsanoğlunun beyne karşı ilgisi çok eski dönemlere uzanmakta olup genel ve yüzeysel beyin anatomisi ile ilgili bilgiler yakın geçmişe
dayanmaktadır. 19. yüzyılda serebral sulkus ve girusların anatomik organizasyonu ilk defa ortaya konulabilmiştir.
Beyin yüzeysel anatomisinde yer alan fissür ve sul...
Serebral venöz anatominin ve serebral venöz sistemde olası yaralanmaları en aza indirgeyecek cerrahi stratejilerin önemi günümüzde
daha iyi anlaşılmaktadır. Serebral venlerin büyüklüğü ve birbirleriyle olan bağlantıları sıklıkla varyasyonlar içerir. Bu nedenle normal
anatomik paternin tarif edilme...
Sayfa: 022-030
Temporal kemiğin, kafa tabanı cerrahisinde çok önemli bir görevi vardır. Özellikle petröz bölümünün anatomisini iyi bilmek petröz
apeks ve süperior klival bölge lezyonlarının cerrahisinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Petröz kemik, taban, apeks ve 3 yüzeyden
oluşur. Anterior petrözektomi (extend...
Sayfa: 031-039
Orbita koni şeklindeki kemik yapısı ile her zaman beyin ve sinir cerrahlarının ilgisini çekmiştir. Gerek dar hacmi gerekse de karmaşık
ve hassas anatomik yapısı bu bölgeye uygulanacak olan cerrahi yaklaşımları oldukça zor hâle getirmektedir. Bu bölge sadece
beyin ve sinir cerrahisinin değil aynı z...
Sayfa: 040-048
Beyin cerrahisindeki en kompleks girişimlerden biri olan presigmoid yaklaşım da amaç kısmi ya da tam petrozektomi sonrası
presigmoid bölgeden posterior kranial fossaya ulaşmaktır. Presigmoid yaklaşımlar lateral suboksipital yaklaşımların anterior
uzantısıdır. Esasen ventral beyin sapı ve klivus bö...
Pterional yaklaşım ilk olarak 1975 yılında Yaşargil tarafından tarif edilmiştir. Frontotemporosfenoidal veya interfasiyal pterional
kraniotomi olarak da isimlendirilen pterional kraniotomi supratentoriyal alanda sık kullanılan yaklaşımların başında gelmektedir.
Pratik, etkili ve geniş bir cerrahi ...
Sayfa: 053-056
Kranio ? orbitozigomatik yaklaşım son zamanlarda nöroşirürjide en sık başvurulan kafa tabanı yaklaşımlarından biridir. Ön ve
orta kranial fossaya tam hakimiyet sağlaması sebebiyle operasyon açılarını ve çalışma görüş alanını artırır. Ayrıca artmış kemik
rezeksiyonu sebebiyle kranio ? orbitozigomat...
Sayfa: 057-062
Kranioservikal bileşke; kafatası alt yüzeyi, atlas ve axisin yanı sıra bu bölgede bulunan nörovasküler, kas ve bağ dokulardan oluşur.
Bileşkede, bu bölgedeki dokulardan köken alan çeşitli lezyonlar görülebilmektedir. Bu bölge lezyonlarına yaklaşım, bölgenin
kompleks anatomisi ve nörovasküler yapı ...
Sayfa: 063-074
Beyin sapı lezyonlarının cerrahisi bu bölgede bulunan kritik sinir yolakları ve nükleusların varlığı sebebiyle oldukça zorlayıcıdır ve
özellikle intrensik beyin sapı lezyonlarının cerrahi yönetimi hep tartışmalı olmuştur. Bu bölge cerrahisinde amaç, normal dokulara
zarar vermeden ve mümkün olduğun...
Sayfa: 075-084
İnsula uzun yıllardan beri anatomisi, fonksiyonları ve patolojileri açısından beyin cerrahları tarafından araştırmaların konusu edilmiştir.
İnsula beyin yüzeyi ile direkt ilişkisinin bulunmayan, silvian fissür zemininde fronral, parietal ve temporal operkulumlar tarafından
örtülmüştür. Derin yapıl...
Sayfa: 085-089
Talamus, gerek derin yerleşimi gerekse de yakın komşuluğundaki nörovasküler yapılarla olan ilişkileri nedeniyle cerrahisi zorlu
bir bölgedir. Çocuklarda erişkinlere oranla daha sık görülen ve tüm beyin tümörleri içerisinde %5"lik bir paya sahip olan talamik
tümörlerin cerrahi tedavisi, bölgenin ko...
Hipotalamus karışık anatomik yapısının yanısıra çok sayıda fonksiyonu barındırmasına rağmen ilişkili olduğu ak madde yolları henüz
tam olarak anlaşılamamıştır. Bu nedenle anatomik sınırları içerisinde kalan ilişkili ak madde yollarını bilmek hipotalamusa cerrahi
yaklaşımlar esnasında sonuçların da...
Sayfa: 101-106
Pineal bölgeye yönelik cerrahi girişimler; derin yerleşim, karmaşık anatomik komşuluklar ve vasküler yapılar nedeniyle zorlayıcı
olabilmektedir. Bu bölge; üçüncü ventrikülün posterior kovuğu, velum interpositum sisterni ve kuadrigeminal sistern tarafından
sınırlandırılır. İçerisinde pineal bez, po...
Sayfa: 107-113
İnterhemisferik yaklaşımlar, korpus kallozum boyunca orta hatta yer alan lezyonlara en iyi erişim yoludur. Lateral ve üçüncü
ventriküllere bu yöntemle rahatlıkla ulaşılabileceği gibi tümör uzanımına bağlı olarak pineal bölgedeki lezyonlarda da kullanılabilir.
Bununla birlikte, distal anterior sere...
Mezial temporal bölge, temporal lobun derinliklerinde temporal hornun medialinde bulunmaktadır. Mezial temporal bölge, tümörler,
kavernomlar ve arteriyovenöz malformasyonlar gibi nöroşirürjikal olarak rezeke edilebilen lezyonların sık görüldüğü bölgedir. Lezyonel
mezial temporal lob epilepsisi, me...
Hemisferotomi, geniş hemisferik hasardan dolayı ortaya çıkan epileptik nöbetlerin tedavisinde uygulanan cerrahi bir prosedürdür.
Hemisferotomi esnasında kesilen ak madde liflerinin mikroanatomisinin tanımlanması ve intraventriküler kallozotomi sırasında
başvurulan cerrahi rehber noktalarının tarif...
Sayfa: 134-140
Endonazal teknikler, nöroşirürji alanında kafa tabanına yönelik yaklaşımlarda yoğun olarak kullanılan prosedürlerin başını çekmektedir.
Her iki burun deliği boyunca, endoskopik ve mikroskopik olarak cerrahın görüş alanını artırmaya yarayan cihazlar geliştirilmiştir.
Bu işlemlerin nazal aşamasında ...
Sayfa: 141-146
Nöroşirürji pratiğinde klival bölge ventral orta hatta, posterior fossanın anterior-inferior sınırında yerleşmiştir ve basio-oksiputtan
üst sfenoide kadar uzanarak dorsum sellada son bulur. Klivusun üst parçası sfenoid kemikten, alt parçası ise oksipital kemikten
oluşmaktadır. Klivusun uzunluğu 4 ...
Sayfa: 147-156
Lateral ventriküller talamus tarafından sarılan derin yerleşimli boşluklardır. Lateral ventriküller frontal, temporal, oksipital hornlar,
atriyum ve gövde kısımlarından oluşur ve foramen Monro aracılığıyla 3. ventriküle açılır. Üçüncü ventrikül akuaduktus serebri ile 4.
ventriküle açılır. Dördüncü...
Sayfa: 157-164
Lateral ventriküller ve üçüncü ventrikül önemli yapılara olan komşulukları ve beynin ortasında derin yerleşimli olmaları nedeni ile
cerrahi olarak ulaşımı zor olan özellikli koridorlardır. Endoskopi ise günümüzde artan avantajları, hastalara daha kaliteli bir hayat
sürme şansı sunması ile kullanım...
Posterior kranial fossa; tentoryal açıklıktan, supratentoryal boşluk ile foramen magnuma uzanan alanı kapsar. Oksipital, temporal,
paryetal ve sfenoidal kemik tarafından çevrili bu bölge; pek çok fonksiyonel yapıyı barındırır. Başlıca; bilinç durumu, vital otonomik
fonksiyonlar, motor ve duyusal a...