E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 33, Sayı 1 (2023)
Tam Metin PDF
Orijinal Araştırma
Sayfa: 001-008
Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir. Erişkinden anatomi, fizyoloji, psikoloji ve patolojiler açısından belirgin farklılıklar gösterir.
Pediatrik nöroşirürji de genel nöroşirürjinin küçük bir modeli değildir. Pediatrik Nöroşirürjiyi erişkin nöroşirürjisinden farklı kılan birçok
özellik vardır...
Sayfa: 009-013
Çocuklarda nörolojik muayene prensipleri, büyüme ve gelişmenin hâlâ sürüyor olması nedeniyle erişkinlere göre bazı farklılıklar
gösterir. Örneğin erişkinlerde kullanımı kısıtlı olan baş çevresi ölçümü, pediatrik nöroşirürji izleminin vazgeçilmez araçlarından
biridir. Çocuğun bulunduğu yaş grubu da...
Sinir sistemi gelişimi embriyonal erken dönemde başlar ve doğumdan sonra da devam eder. Gastrulasyon döneminde embriyo tüm
dokulara kaynak olacak üç tabakalı hâle gelir. Sinir sistemi malformasyonları çok çeşitlidir. Embriyolojik gelişim sırasında oluşan
hasarlanmanın yeri ve zamanına göre çocuklu...
Çocukluk çağı kafa travmaları hâlen dünyanın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır ve bu yaş
grubunun en sık görülen morbidite ve mortalite sebeplerinden biridir. Çocukların kafası yetişkinlere göre oransal olarak daha büyük
ve daha ağırdır, oksiput ile alın daha b...
Sayfa: 024-030
Kraniyoplasti cerrahisi kraniyum defektlerinin uygun materyal ile kapatılmasıdır. Kraniyoplasti cerrahisi antik uygarlıklardan beri
uygulanan bir cerrahidir. Kraniyum defektleri travmatik deplase kemik fraktürleri, beyin tümörleri, serebral infarklar sonrasında
gelişen beyin ödemi, kraniyum tümörl...
Çocukluk çağında farklı yaş dönemlerinde omurga değişiklikler göstermektedir. Bu değişiklikler hastaların değerlendirilmesinde
ve tedavisinde erişkinlere nazaran farklılıklar yaratmaktadır. Çocukluk çağında spinal kolon vertebraların, disklerin ve ligamanların
elastikiyeti ve anatomik yapısı neden...
Sayfa: 041-045
Beyin tümörleri çocuklarda en sık görülen solid tümörlerdir. Çocuklarda beyin tümörlerinin yönetimi, tümörlerin sınıflandırılmasındaki
iyileştirmeleri, tümörlerin histolojik alt kümeleri içindeki risk gruplarının tanımlanmasını ve tümör alt gruplarını daha fazla tanımlamak
için moleküler teknikler...
Sayfa: 046-049
Pediatrik popülasyonda konjenital malformasyonlar, nörovasküler patolojiler, tümörler ve travmalar gibi pek çok patoloji için kafa tabanı
cerrahisi yapılmaktadır. Endoskopik endonazal yaklaşımlar, pediatrik popülasyonda da benign ve malign kafa tabanı patolojleri için
uygulanabilir hâle gelmiştir....
Spinal pediatrik tümörler nadir lezyonlardır. Tümörün biyolojik özelliğine, bulunduğu yere, yayılımına ve boyutuna göre değişmekte
olan çok çeşitli bulgulara neden olurlar. Birçoğu özgül olmayan, kolaylıkla gözden kaçabilecek bulgulara neden olurken, boyun
ve sırt ağrısı en sık ifade edilen şikâye...
Siringomiyeli, spinal kord içerisinde kistik boşlukların gelişmesi ve omurilik kompresyonu sonucu nörolojik bulguların ortaya
çıkabildiği klinik bir tablodur. Konjenital bir patolojiye bağlı geliştiği düşünülse de semptomatik olması genellikle erişkin yaşları
bulmaktadır. Siringomiyelide yavaş ile...
Çocukluk çağı intrakraniyal vasküler patolojileri nadir görülmeleri, hastaların uzun yaşam beklentileri ve tedavisindeki zorluklar nedeni
ile özellik gösterir ve erişkin yaş grubundan ayrılır. Hastalıkların oluş mekanizmaları açısından da iki yaş grubu arasında farklılıklar
bulunmaktadır. Posterio...
Sayfa: 071-082
Hidrosefali birçok nedeni, prezantasyonu ve aynı zamanda çeşitli tedavi seçenekleri olan bir durumdur. Sıklıkla karmaşık konjenital
anomalilerin bir sonucu olarak veya prematüritenin bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar. Bu durum yaşam boyu süren bir rahatsızlıktır
ve bu hastaların yaşamları boyu...
Sayfa: 083-087
Günümüzde sürekli gelişen şant teknolojisine rağmen hidrosefali için şant takılan hastaların %70-85"i on sene içinde şant disfonksiyonu
ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu şant komplikasyonları, hidrosefali için alternatif tedavi seçeneklerini gündeme getirmiştir. Yirminci
yüzyılın başından itibaren...
Sayfa: 088-094
Kafa içerisinde yerleşik araknoid kistler değişik yönlerden farklı klinik durumlarda tanımlansalar bile aynı isimle adlandırılırlar. Bu
oluşumlar normal subaraknoid alan, sisterna ve bazı durumlarda da ventrikül içinde içi beyin-omurilik sıvısı ile dolu kistik araknoidal
membranöz yapılardır. Etiy...
Epilepsi çocukluk çağında sık rastlanılan nörolojik hastalıklardandır. Çocuklarda oluşan nöbetin yanında kognitif ve psikososyal
etkilenme olayı daha kompleks hâle getirmektedir. Medikal tedavi ile kontrol altına alınamayan vakalar ilaca dirençli epilepsi grubuna
girer ve bu hastalarda cerrahi ted...
Sayfa: 098-107
Spastisite ve hareket bozuklukları çocuk ve erişkin olgularda günlük aktiviteyi önemli ölçüde kısıtlayan sorunlardır. Bu sorunlar
çocukluk çağında genellikle perinatal problemler ve genetik bozukluklar nedeni ile ortaya çıkmaktadır. Erişkin çağda ise daha sıklıkla
travma, inme ve dejeneratif süreç...
Stereotaksik cerrahi, vücuttaki küçük lezyonlara ulaşmak ve bunlar üzerinde bazı eylemleri gerçekleştirmek için kullanılan bir
yöntemdir. Burada üç boyutlu bir koordinat sisteminden yararlanılarak minimal invazif bir müdahale uygulanmaktadır. Çocukluk
çağında sıklıkla kullanıldığı alanlar kateter ...
Sayfa: 114-117
Pediatrik omurgada, konjenital, gelişimsel veya kazanılmış olmak üzere çeşitli patolojiler görülebilmektedir. Pediatrik omurga
patolojileri erişkin patolojilerinden belirgin farklılıklar göstermekle birlikte bunların tedavileri de özellik arz eder. Pediatrik yaş grubunda
küçük anatomi ve büyümeye ...
Periferik sinir cerrahisi nöroşirürji pratiğinde spinal ve kranial cerrahiye göre nispeten daha az uygulanan ancak önem arz eden
bir cerrahi türüdür. Çocukluk çağında erişkin döneme göre daha nadir uygulanmaktadır. Bunun sebebi çocuklarda periferik sinir
yaralanmalarının ve tümörlerinin erişkinler...
Bu makalede, çocuk hastalarda santral sinir sistemi ve koruyucu yapılarının sık rastlanılan cerrahi infeksiyonlarının erişkinlerden
farkları tartışılmıştır. Enfeksiyon etkenlerinin santral sinir sistemine ulaşım mekanizmaları genel anlamda erişkinler ve çocuklar arasında
farklılık göstermemektedir...