E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 14, Sayı 2 (2004)
Tam Metin PDF
Orijinal Araştırma
AMAÇ: Yüksek gradeli astrositomalar cerrahi, radyoterapi, kemoterapiye rağmen;
major mortalite ve morbidite nedeni olmaktadır. Bu çalışmada, astrositomalarda
Cyclin A ve bcl-2 düzeylerini belirleyerek, yüksek grade'li (grade III-IV) olgularda
sağkalıma etkisini araştırdık.
YÖNTEMLER: Çalışmaya t...
Radyasyon nekrozu, radyoterapinin gecikmiş yan etkilerinin başında gelen,
klinik ve radyolojik olarak tümör nüksünden ayırımı oldukça güç olan, kesin
tanı için histolojik değerlendirmenin mutlak olduğu, tedavide agresif cerrahinin
önerildiği bir hastalıktır. Serebral radyasyon nekrozu intrakranya...
Sayfa: 084-088
AMAÇ: Omurga yerleşimli anevrizmal kemik kistli olguların insidansı, klinik
prezantasyonları, tanı ve tedavi seçenekleri ile prognozları hakkında
birikimlerimizi sunmak ve ilgili literatür ile karşılaştırmak amaçlanmıştır.
YÖNTEM: 1995-1997 yılları arasında Nöroşirürji ve Ortopedi Kliniklerimizde...
Olgu Sunumu
Sayfa: 089-095
Dissekan vertebral arter anevrizmaları oldukça nadir olarak gözlenir.
Kaynaklandığı damar tabakasına göre subaraknoid kanama ya da beyin sapı
iskemisi şeklinde klinik bulgu verebilir. Tedavi edilmedikleri takdirde yüksek
oranda mortalite ve morbidite riskine sahiptir. Tedavisinde dissekan
anevri...
Sayfa: 096-101
Dev anevrizmalar geleneksel nöroşirürji teknikleri ile tedavi edilemeyebilirler.
Erken dönemlerde dolaşımsal yardım ve derin hipotermi yöntemlerinin
kullanılması ciddi hemorajik komplikasyonlara yol açmıştır. Son yıllarda komplike
nöroşirürjikal uygulamalarda, dolaşımsal yardım ve hipotermi, yeni...
Sayfa: 102-105
Büyük kısmı tromboze olan bir dev posterior inferior serebellar arter (PICA)
anevrizması sunulmaktadır. PICA yerleşimli dev anevrizmalar oldukça nadir
olarak görülürler. Dev anevrizmaların %50-60 kadarı tromboze olurlar,
tamamen tromboze olmaları nadirdir. Dev anevrizmaların kanama ihtimali
diğe...
Sayfa: 106-110
Kavernomlar, santral sinir sisteminin nadir görülen vasküler
malformasyonlarındandır. Kavernomların intraventriküler yerleşimi oldukça
nadir olarak gözlenir. Baş ağrısı, epileptik nöbet, fokal nörolojik bulgu,
intraserebral ve subaraknoid kanama gibi bulgulara sebep olabilir. Cerrahi
olarak teda...
Sayfa: 111-115
Primer beyin tümörlerinden olan ve sıklıkla karşılaştığımız serebral
glioblastoma multiforme beyin omurilik sıvısı yoluyla ya da lokal invazyon
şeklinde yayılım gösterebilir. Glioblastoma multiformenin beyin omurilik sıvısı
yoluyla seeding şeklinde spinal yayılımı ve klinik bulgu oluşturması nadi...
Sayfa: 116-118
AMAÇ: İntravasküler papiller endotelyal hiperplazi (Masson tümörü), normal kan
damarları veya vasküler malformasyonlarda endotel hücrelerin aşırı proliferasyonunun
yol açtığı vasküler kaynaklı selim bir lezyondur. Masson tümörü vücudun herhangi bir
bölgesindeki kan damarlarında görülebilir, fakat...
Sayfa: 119-122
Bu makale aşırı istemsiz gülme şikayeti nedeni ile başvurmuş, petroklival
meningioma sahip 35 yaşında kadın hastanın olgu sunumudur. İstemsiz
gülmeleri başladıktan 1 yıl sonra, nöroloğa sağ yüz yarısında hipoestezi ve sol
hafif fasiyel parezi şikayeti ile başvurmuş ve istenen manyetik rezonans
g...
Sayfa: 123-126
AMAÇ : Santral sinir sisteminin hidatik hastalığı bütün hidatik kistlerin % 2-3'
ünü teşkil eder. 1960 yılından buyana 276 Türkçe intrakranial kist hidatik
olgusu yayınlanmıştır. Ventriküler sistemde yerleşim oldukça nadirdir.
YÖNTEM: Bu çalışmada, 22 yaşında erkek hastada 3. ventrikül kist hidat...
Sayfa: 127-132
AMAÇ: Anaplastik gangliogliom santral sinir sisteminin nadir görülen bir
tümörüdür. Bu tümör mikst nöronal-glial tümörler sınıfında yer alan
gangliogliomların glial komponentlerinin malign tranformasyonu sonucu
gelişmektedir. Anaplastik gangliogliom genellikle gençlik ve çocukluk çağı
tümörüdür ...
Sayfa: 133-136
Ventriküloperitoneal (V-P) şantın sebep olduğu spontan barsak perforasyonu,
V-P şant cerrahisinin çok nadir bir komplikasyonudur. Nadir ve genellikle geç
görülen bir komplikasyon olmasına karşın, tanı konulmadığı zaman fatal
olabilmektedir. Bu çalışmada, V-P şant cerrahisinden 6 ve 8 ay sonra anü...
İnsüline bağımlı diabetes mellituslu hastalar epidural apse ve psoas apsesi gibi
farklı ve sıra dışı enfeksiyonlara eğilimlidir. Diabetik non ketotik koma, sepsis
ve sırt ağrısı ile başvuran, T3-T7 seviyelerinde yoğun spinal epidural apse teşhis
edilen 27 yaşında bayan hasta sunulmuştur. Bu olgu ...
Spinal intramedüller schwannomalar oldukça nadir olarak görünürler ve
genellikle selim yapılı tümörler olarak bilinirler. Radyolojik olarak tanınmaları
güçtür. Literatürde yaklaşık olarak 62 tane vaka yayınlanmıştır. Gelişen
görüntüleme tekniklerine rağmen günümüzde halen epandimom ve
astrositom...
Sayfa: 146-150
Disfaji, servikal tutulumu olan diffüz idiopatik iskelet hiperostozu (DISH)
vakalarında karşılaşılan semptomlardan birisidir. Bu yazıda, disfaji ve
aspirasyon şikayetleri olan 77 yaşında erkek diffüz idiopatik iskelet hiperostozu
vakası ösefagografi, servikal 3-D BT ve boyun MRG görüntüleri ile t...