E-ISSN: 1019-5157 ISSN: 2651-5024
Orijinal Araştırma
Son on yıl içinde astrositomların progresyonuna ilişkin moleküler genetik mekanizmaların anlaşılması sürecinde hayli yol alınmıştır. Bu sürece katılan onkogenler ve tümör süppressör genler tanımlanmış, ek olarak olası tümör süppressör lokusları haritalanmıştır. Aşağıda astrositom progresyonunda yer ...
Bu yazıda moyamoya hastalığının tarihçesi, etyolojisi, patolojisi, tanı araçları, kliniği ve tedavisi gözden geçirilmiştir. Moyamoyanın etyolojisi bilinmemektedir. Klinikte kendisini iskemik ataklarla veya kanamalarla gösteren hastalığın tedavisinde günümüzde direkt ve indirekt revaskülarizasyon yön...
Kafatabanı cerrahisindeki ilerlemeler nedeniyle nervus abducens'in petroklival bölgedeki yapısı klinikte önem kazanmaktadır. Petroklival bölgeye ait anatomik çalışmaların cerrahi tedavi stratejileri kadar n. abdusens felçlerinin mekanizmalarının açıklanmasında da yararı olmaktadır. Dört kadavrada ya...
Travma sonrası nörolojik olarak kötü bir tablo içinde olup Bilgisayarlı Beyin Tomografileri (BBT) normal olan hastaların tanıları ve sonuçlarının kestirilmesi önceleri ciddi bir sorun teşkil ediyordu. Günümüzde görüntüleme yöntemlerindeki, özellikle Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) teknolojisinde...
Servikal diskektomi sonrası disk materyalinin patolojik incelemesinin önemini araştırmaktı. Nöroşirürji kliniğinde 1986 ile 2000 yılları arasında servikal spinal bası tanısıyla opere edilerek servikal diskektomi uygulanan 467 olgunun kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bu hastalarda 636 disk ar...
Lateral ventrikül tümörlerinin en sık görüldüğü alan trigon bölgesidir. Bu bölge tümörleri ya ventrikül içinde primer olarak gelişir yada çevre dokulardan gelişerek ventrikül içine doğru büyüme eğilimi gösterirler. Trigonal tümörlerin cerrahi rezeksiyonu morbidite yönünden yüksek risk taşımaktadır. ...
Ocak 1990- Ekim 1998 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji A.B.D'da transsfenoidal yolla opere edilmiş 163 hasta incelendi. Hastalarımızın 12 tanesinde postoperatif dönemde rinore tespit edildi. 9 hasta lomber ponksiyon ve 3 hasta ise eksternallomber drenaj uygulanarak ted...
Disrafik spinal sendromlar içerisinde yer alan ayrık omurilik sendromları, lipomyelomeningoseller, kısa ve kalın filum terminale ve myelomeningosel operasyonu sonrası ortaya çıkan yapışıklıklar sıklıkla gergin omurilik sendromu nedenidir. Spinal kordun uzun eksen boyunca gerilmesine bağlı nörolojik,...
Olgu Sunumu
Spinal epidural hematom, seyrek görülen bir durumdur. Hastaların çoğunda hematomu oluşturan bir faktör varken; küçük bir olgu grubu ise "spontan" olarak tanımlanır. Bu yazıda, cerrahi tedavi ile iyi bir prognoz sağlanmış olan, spontan servikotorasik spinal epidural hematom olgusu sunulmuş ve ilgili ...
Travmatik beyin omurilik sıvısı (BOS) fistülünde yaklaşık %20 oranında pnömosefalus görülür. BOS fistülü olan hastalarda lomber ponksiyon veya spinal direnaj sonrasında pnömosefalus gelişebilir. Travmatik rinoreli bir hastada tedavi amaçlı yapılan lomber ponksiyondan sonra intrakranial basınç artışı...
Başağrısı, bulantı ve kusma şeklindeki şant malfonksiyonu semptomlanyla getirilen ancak manyetik resonans görüntüleme (MRG) ve bilgisayarlı tomografi (BT) tetkikinde ventriküler genişleme ve periventriküler ödem bulguları göstermeyen 12 yaşındaki bir erkek olgu sunulmaktadır. Direkt akciğer grafisin...