E-ISSN: 1019-5157 ISSN: 2651-5024
Derleme
Akustik nörinoma sekizinci sinirin şıvan kılıfından orijin alan kapsüllü, yavaş seyirli benign bir tümördür. Bu tümöre bu nedenle akustik şıvanoma veya vestibuler şıvanoma da denilmektedir. Büyük oranda inferior vestibuler sinirden orijin alırken çok az oranda da koklear sinirden orijin alırlar.Boyu...
Vestibüler sinir bölgesi için orta fossa yaklaşımı ilk defa 1904'lerde rapor edilmiştir. O dönemlerde cerrahi için fasiyal siniri riske sokan çekiç ve keski kullanılmaktaydı. Orta fossa yaklaşımı, ilk defa bir kulak cerrahı olan William House tarafından 1961'lerde ileri derecedeki otoskleroz vakalar...
Akustik şıvanoma'nın radyolojik tanısı için önerilen magnetik rezonans görüntüleme opaksız, T2-ağırlıklı fast spin-eko yöntemi olarak uygulanan tarama tanıtılarak, yarar ve kısıtlamaları açıklanmaktadır. Radyoloğa yol göstermek amacıyla yeni bir akustik şıvanoma sınıflandırılması önerilmekte; tipik ...
Günümüzde glioblastom tedavisinde cerrahi ve diğer tedavi yaklaşımları memnun edici olmaktan uzaktır. Glioblastomlar moleküler temelde sekonder ve primer olarak iki subgruba ayrılmaktadır. P53 mutasyonu ve “Plateletderived growth factor receptors” (PDGFR)'nın aşırı ekspresyonunun astrosi...
Olgu Sunumu
Ensefaloseller, konjenital bir malformasyon olup glial doku içeren nadir lezyonlardır. Nazal ensefaloseller %60 burun sırtında (sinsipital), %30 içeride burun çatısının üzerinde, %10 oranda ise kombine şekilde görülür. Doğumundan itibaren burun sırtında bulunan ve giderek büyüyen 3x3x2cm'lik şişlik ...
Uzun süre antiepileptik ilaç kullanımına ve diğer sebeplere bağlı olarak epileptik hastalarda travma sonrası kemiklerde kırık riski daha fazla olmaktadır. Ancak epilepsiye bağlı vertebral kemik kırıkları literatürde nadir olarak bildirilmiştir. Bu olgu sunumu, 47 yaşındaki hastada 8 yıldır karbamaze...
Hipofiz adenomu ile arteriovenöz malformasyonların birlikte görülmesi nadirdir ve literatürde sadece 2 olguda gösterilmiştir. Subaraknoid kanama tanısı ile başvuran, aynı anda hipofiz adenomu ve arteriovenöz malformasyon saptanan nadir bir olgu sunulmuştur. Elli-yedi yaşındaki erkek hasta ani gelişe...
Aplasia cutis congenita nadir görülen deri tabakalarının, subkutan dokunun daha nadir olarak da kemik ve duranın olmadığı bir hastalıktır. Vakaların önemli bir kısmı infeksiyonlar, elektrolit kaybı ve masif hemoraji nedeniyle kaybedilir. Ayrıca beyin dokusu nadir olarak bu defekten hernie olabilir. ...
Pineal bölge tümörleri, pineal bezin içinde ve çevresinde lokalize hücrelerden türerler (Pineal bezin esas hücresi pinosittir). Pineal bölge tümörleri, benign ve malign tümör (tm) yapıları içeren geniş bir spektrumu içerir. Pineal bölge tm'leri erişkinlerdeki intrakraniyal tm'lerin % 0,4-1,0' ini ve...
Prepontin veya suprasellar arachnoid kistler, hemen hemen sadece çocuklarda görülen nadir gelişimsel anomalilerdir. Prepontin veya suprasellar arachnoid kistlerin oluşumu hakkında birtakım teoriler mevcuttur. Bununla birlikte, hangi mekanizmaların kistlerin oluşumuyla ilgisinin olduğu tartışmaları s...
Conus medüllaris sendromu; ağrının olmadığı, genellikle bilateral-simetrik duyu kayıplarının bulunduğu, seksüel kapasite bozukluklarının izlenebildiği, alt ekstremitelerde çeşitli derecelerde görülebilen güçsüzlük ile karakterize bir semptomlar birlikteliği olarak tanımlanır. Bu sendroma travma, san...
71 yaşında sol elde güçsüzlük, sağ işaret parmağında duyu problemi ve sol bacağın iç tarafında sıcaklık hissi olan erkek hasta görüntüleme için departmanımıza başvurdu. Yapılan Manyetik Rezonans Görüntülemelerinde C4-5, C5-6 ve C6-7 seviyelerinde intervertebral disklerde ciddi dejeneratif değişiklik...
E.histolytica enfeksiyonu dünyada tropikal ve subtropikal birçok bölgede özellikle gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık problemidir. Her yıl 100 binin üzerinde kişinin ölümünden sorumludur. Serebral amip absesi E.Histolytica enfeksiyonunun korkulan ve son derece nadir görülen bir komplikasyon...
Orijinal Araştırma
Primer spinal tümörlerin görülme sıklığı yaklaşık 100.000'de 2'dir. Omurilik ve omurilik ile ilişkili tümörlerin yaklaşık %25'i ekstradural, %50'si intradural - ekstramedüller, %25'i de intramedüllerdir. İntramedüller tümörler tüm santral sinir sistemi (SSS) tümörlerinin %2 – 4'ünü oluştururla...