E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 15, Sayı 2 (2005)
Tam Metin PDF
Orijinal Araştırma
Sayfa: 130-135
Bailey ve Bucy'nin 1929'da ilk seri yayınları ile gündeme gelen
oligodendrogliomlar ABD'de tüm beyin tümörlerinin %4'ünü, Ege Erişkin
Nöro-Onkoloji Konseyi (ENOK) olgularının ise %4,6'sını oluşturmaktadır.
Moleküler biyolojideki gelişmeler ile klinik tedavide ilk kez yansımasını ve
olumlu sonuçl...
Sayfa: 136-147
AMAÇ: Bu çalışma, boyun omurgasına arkadan yaklaşımla, bir, iki ve üç seviye
uygulanan laminektomi yönteminin stabiliteye etkisini biyomekanik olarak incelemek
amacıyla planlandı.
YÖNTEM: Çalışma in vitro koyun boynu modelinde strain gauge tekniği kullanarak
yapıldı. 35 adet koyun C3-C7 omurga p...
Sayfa: 148-151
AMAÇ: Sürekli gelişen şant teknolojisine karşın, şant takılan hastaların %70'i
on sene içerisinde şant disfonksiyonu ile karşılaşmaktadır. Bu çalışmada amaç,
kliniğimizde ventriküloperitoneal şant takılan hastaları geriye dönük olarak
inceleyerek, şant disfonksiyonu oranlarını literatür ışığında ...
Sayfa: 152-160
AMAÇ : İntrakranyal apselerde cerrahi tedavi sonuçlarımızı sunmaktır .
YÖNTEMLER : Bu çalışmada Ocak 1994 – Haziran 2004 tarihleri arasında Şişli Etfal
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroşirurji Kliniğinde serebral veya serebellar apse
tanısı konulan ve ameliyat edilen 43 olgunun sonuçları r...
AMAÇ: Bu çalışmamızda, travmatik ağır kafa yaralanması sonrasında serebral
hipertansiyonu olan olgulara, travmadan sonraki ilk sekiz saat içerisinde yapılan tek yanlı
dekompresif kranyektomi tedavisinin, erken ve geç sonuçları üzerindeki etkisi
değerlendirildi.
GEREÇ VE YÖNTEM: Dekompresif krany...
Olgu Sunumu
Hidrosefalinin tedavisinde günümüzde en sık kullanılan yöntem beyin
omurilik sıvısının ekstrakranyal alanlara şantlanması ameliyatıdır. Şant için
günümüzde en çok periton boşluğu kullanılmaktadır. Periton boşluğunun
kullanılamadığı durumlarda plevra boşluğu ve kardiyak atrium tercih
edilmektedir...
Sayfa: 173-176
Cavum Vergae kistleri beyin orta hat gelişimsel kistleridir. Genellikle klinik
bulgu oluşturmazlar. Bu kistler nadiren genişleyerek semptomatik olurlar ve
önemli nörolojik fonksiyon bozukluğuna yol açarlar. Bu lezyonların tedavileri
tartışmalı bir konudur. Bu yazıda komşu beyin yapılarına direkt ...
70 yaşında erkek hasta subaraknoid kanama tanısı ile yatırıldı. Çekilen dijital
subtraksiyon anjiyografide patoloji saptanmadı. Kanamadan 6 hafta sonra
çekilen kranial magnetik rezonans görüntülemede posterior inferior serebellar
arter trasesinde yaklaşık 10 mm çaplı lezyon saptanması üzerine yat...
Başağrısı ve ilerleyici görme kaybı olan hastada kranial MR‘da intrasellar
yerleşimli suprasellar uzanımlı araknoid kist saptandı. Ventrikülokistostomi
planlandı, ancak ventrikülün dar ve 3. ventrikül ön bölümündeki koroid
pleksusu nedeniyle işlem başarılı olmadı. Supraorbital key hole mini...
AMAÇ: Klinik olarak shunt disfonksiyonu belirtileri gösteren ancak
tomografide ventrikül boyutları normal olan bir olguyu literatür eşliğinde
sunduk.
OLGU SUNUMU: Üç ay önce hidrosefali tanısı ile V-P shunt takılan 18 yaşında
erkek olgu dokuz gündür artan baş ağrısı, dengesizlik, çift görme ve g...
Sayfa: 189-193
Epidermoid kistler, sadece epidermoid elementler içeren tek doku tipi
grubundaki inklüzyon tümörlerindendir. İntrakranial epidermoid kistler tüm
beyin tümörlerinin %1'ini oluştururlar, intradiploik yerleşim ise daha
nadirdir. Bu yazıda, sol temporoparietal intradiploik yerleşimli bir
epidermoid ...