E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 23, Sayı 1 (2013)
Tam Metin PDF
Orijinal Araştırma
Sayfa: 001-006
AMAÇ: Biz bu retrospektif çalışmada kübital olukta ulnar sinir tuzak nöropatisinin tedavisinde uyguladığımız in-situ dekompresyon ile in-situ
dekompresyon + anterior subkutan transpozisyon yöntemlerinin cerrahi sonuçlarını literatür eşliğinde karşılaştırdık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 2005–2010 yıl...
Sayfa: 007-011
AMAÇ: Tüm inme nedenleri arasında en kötü sonlanımlı grup olarak kabul edilen spontan intraserebral kanamalara sıklıkla intraventriküler
kanamalar eşlik eder. Bu çalışmanın amacı, intraserebral kanamalara sekonder gelişen intraventriküler kanamalarda sonlanımla hematom
volümü ve anatomik lokalizas...
Sayfa: 012-017
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, kafa travmasına bağlı kafa kemik kırığı saptanan olguların epidemiyolojik verilerini ve prognoz üzerine etkili
faktörleri belirlemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Acil ünitemize travma nedeniyle başvuran ve kafa kemik kırığı saptanan 152 hasta geriye dönük olarak incelendi.
B...
Sayfa: 018-026
Bu makale kapsamında ülkemizin üçüncü nöroşirürji uzmanı Dr. Cemil Şerif Baydur’un daha az bilinen eserleri, bu eserlerle öne çıkan çevirmenlik
ve tıp tarihi yazarlığı özellikleri ile Kurtuluş Savaşı yıllarındaki çalışmaları detaylandırılacaktır. Muğla Nüfus İl Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, So...
Derleme
Sayfa: 027-039
Orta serebral arter anevrizmaları, beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan ve intrakranial anevrizmalar içinde önemli yer tutan
patolojilerdendir. Bu patolojinin daha iyi anlaşılmasında anatominin yeri ve daha önceki tedavi modellerinin bilinmesi kuşkusuz çok
önemlidir. Nöroşirürjide ...
Sayfa: 040-046
Esmolol, hızlı etki başlangıclı ve etki süresi kısa olan (yalnızca10-20 dakika) β1 kardiyoselektif bir ajandır. Bu etki esmololu hemodinamik olarak
kararsız hastaların tedavisinde çekici yapmaktadır. Esmololun aynı zamanda antinosiseptif ve anestezik koruyucu etkiler gösterdiği rapor
edilmişt...
Olgu Sunumu
Sayfa: 047-050
İntrakranyal yabancı cisimler genellikle erken dönemde bulgu verirler ve daha çok travma veya cerrahi sonrası görülürler. Çocukluk çağında
infantisit girişimi sonrasında da kafa içinde yabancı cisme rastlanılabilir. Erişkin dönemde başağrısı ve dengesizlik yakınmaları ile başvuran
bir hastanın yap...
Paranasal sinüs mukoselleri, sinüs mukozasından gelişen, yavaş genişleyen, kistik, iyi huylu lezyonlardır. Genellikle enfeksiyon, travma,
sinüs ostiumunu kapatan lezyonlarla sinüs epitel sıvısının fizyolojik drenajının bozulmasına bağlı ortaya çıkarlar. Bu lezyonlar paranazal
sinüsler içerisinde e...
Sayfa: 055-058
Pineal bölgenin primer malign tümörleri nadirdir ve pek azı papiller yapı gösterir. Pineal bölge papiller tümörü (PBPT) son zamanlarda
tanımlanmış bir tümör olup biyolojik davranışı değişkenlik göstermektedir. World Health Organization (WHO)’ya göre derecesi II-III’dür.
Histolojik ince...
Sayfa: 059-063
İntradural matür teratomlar oldukça nadir gözlenen lezyonlardır. Bu tümörlerin oldukça az görülmeleri tanı koymayı da zorlaştırabilmektedir.
Radyolojik olarak matür teratom tanısı koymaya yardımcı spesifik bulgular olmayıp kesin tanı için lezyonun histopatolojik olarak incelenmesi
gereklidir. Çalı...
Pituiter adenomalarda kemik formasyonu veya ossifikasyonu son derece nadir bir radyolojik ve histopatolojik bulgudur. Literatürde şimdiye
kadar altı olgu yayınlanmıştır. Görme azlığı şikayeti ile başvuran 42 yaşında bir erkek hastada supra sellar ekstansiyon gösteren hipofiz adenomu
saptandı. Hast...
Sayfa: 068-072
Supratentoryal bölge ameliyatları sonrası gelişen serebellar kanamalar nadir görülen bir komplikasyondur. Kronik subdural hematom tedavisi
için burr-hole drenajı sonrası literatürde sınırlı sayıda vaka rapor edilmiştir. Kırkyedi yaşında şiddetli baş ağrısı ile başvuran erkek hastada
sağ frontopary...
Glioblastoma Multiforme hızlı ve agresif seyir gösteren ve tüm beyin tümörleri arasında en sık saptanan beyin tümörüdür ancak ekstrakranial
yayılımı ender görülmektedir. Modern cerrahi ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri uygulansa bile hastalığın yaşam süresi ortalama 14 aydır.
Hastalığın seyrini bel...
Non-Hodgkin malign lenfomalar (NHML), B ya da T hücreli malign lenfoid proliferasyon ile karakterizedir. Primer NHML da periferik sinir
tutulumu görülsede, brakial pleksus tutulumu oldukça nadirdir. Bu bölgede lokalize tümörlerde çevre dokulara olan bası ya da komşuluk yolu
ile sinire infiltrasyon...
Sayfa: 082-084
Spinal gliyoblastomlar spinal kordu tutan nadir tümörlerdendir. Serebral gliyoblastomlar orta yaş ve daha yaşlı populasyonda görülürken,
spinal gliyoblastomlar 2. ve 3. dekatta daha sık görülürler. Spinal glioblastomlar servikal ve torakal vertebra düzeyinde yerleşim gösterirken,
lomber vertebra d...
Dumbbell tümörler, foraminal bir yapı ya da kanal içinde ilerleyerek spinal kanal içine ve paravertebral alana uzanan kum saati şeklinde
tümörlerdir. C1 ve C2 spinal köklerden köken alan schwannomlar nadir olup, sıklıkla büyük ve dumbbell şekillidirler. Bunun nedeni, bu
bölgenin anatomik yapısında...
Sayfa: 088-091
Osteoblastoma benzeri osteosarkoma tüm osteosarkomların yaklaşık %1‘ini oluşturan nadir bir alt tipidir. Histopatolojik olarak osteoblastomlara
benzemekle birlikle bölgesel nüks ve sistemik yayılım potansiyelleri olması nedeniyle tedavi protokolleri osteoblastomdan farklıdır. Bu nedenle
oste...
Sayfa: 092-095
Lumboperitoneal şantlar psödotümör serebri, komünike hidrosefali, beyin ve omurilik sıvısı (BOS) fistülünün cerrahi tedavisinde, yaygın
olarak kullanılmaktadır. Lumboperitoneal şantların diğer şantlara göre önemli üstünlükleri olmasına rağmen enfeksiyon, batın içi organların
yaralanması, şant tıka...
Sayfa: 096-099
Kavernomlar benign karakterli vasküler lezyonlar olup tüm nöroaksis boyunca yerleşim gösterebilir. En sık beyin dokusunda görülebilen
kavernomlar spinal kolon boyunca da görülebilir. Spinal bölge yerleşimli kavernomlar sıklıkla ekstradural bölgede görülmekte olup genellikle
torakal ve servikal böl...
Sayfa: 100-102
Pralidoksim, organofosforlu pestisitler ile meydana gelen zehirlenmelere karşı kullanılan çok önemli bir antidottur. Organofosfat, dünyada
özellikle tarımsal faaliyetlerin fazla olduğu birçok ülkede böcek öldürücü ajan olarak ve kimyasal savaş ajanı olarak halen kullanılmaktadır.
Bu çalışmada, 21 ...