E-ISSN: 1019-5157 ISSN: 2651-5024
Orijinal Araştırma
AMAÇ: Biz bu retrospektif çalışmada kübital olukta ulnar sinir tuzak nöropatisinin tedavisinde uyguladığımız in-situ dekompresyon ile in-situ dekompresyon + anterior subkutan transpozisyon yöntemlerinin cerrahi sonuçlarını literatür eşliğinde karşılaştırdık. YÖNTEM ve GEREÇLER: 2005–2010 yıl...
AMAÇ: Tüm inme nedenleri arasında en kötü sonlanımlı grup olarak kabul edilen spontan intraserebral kanamalara sıklıkla intraventriküler kanamalar eşlik eder. Bu çalışmanın amacı, intraserebral kanamalara sekonder gelişen intraventriküler kanamalarda sonlanımla hematom volümü ve anatomik lokalizas...
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, kafa travmasına bağlı kafa kemik kırığı saptanan olguların epidemiyolojik verilerini ve prognoz üzerine etkili faktörleri belirlemektir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Acil ünitemize travma nedeniyle başvuran ve kafa kemik kırığı saptanan 152 hasta geriye dönük olarak incelendi. B...
Bu makale kapsamında ülkemizin üçüncü nöroşirürji uzmanı Dr. Cemil Şerif Baydur’un daha az bilinen eserleri, bu eserlerle öne çıkan çevirmenlik ve tıp tarihi yazarlığı özellikleri ile Kurtuluş Savaşı yıllarındaki çalışmaları detaylandırılacaktır. Muğla Nüfus İl Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, So...
Derleme
Orta serebral arter anevrizmaları, beyin ve sinir cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan ve intrakranial anevrizmalar içinde önemli yer tutan patolojilerdendir. Bu patolojinin daha iyi anlaşılmasında anatominin yeri ve daha önceki tedavi modellerinin bilinmesi kuşkusuz çok önemlidir. Nöroşirürjide ...
Esmolol, hızlı etki başlangıclı ve etki süresi kısa olan (yalnızca10-20 dakika) β1 kardiyoselektif bir ajandır. Bu etki esmololu hemodinamik olarak kararsız hastaların tedavisinde çekici yapmaktadır. Esmololun aynı zamanda antinosiseptif ve anestezik koruyucu etkiler gösterdiği rapor edilmişt...
Olgu Sunumu
İntrakranyal yabancı cisimler genellikle erken dönemde bulgu verirler ve daha çok travma veya cerrahi sonrası görülürler. Çocukluk çağında infantisit girişimi sonrasında da kafa içinde yabancı cisme rastlanılabilir. Erişkin dönemde başağrısı ve dengesizlik yakınmaları ile başvuran bir hastanın yap...
Paranasal sinüs mukoselleri, sinüs mukozasından gelişen, yavaş genişleyen, kistik, iyi huylu lezyonlardır. Genellikle enfeksiyon, travma, sinüs ostiumunu kapatan lezyonlarla sinüs epitel sıvısının fizyolojik drenajının bozulmasına bağlı ortaya çıkarlar. Bu lezyonlar paranazal sinüsler içerisinde e...
Pineal bölgenin primer malign tümörleri nadirdir ve pek azı papiller yapı gösterir. Pineal bölge papiller tümörü (PBPT) son zamanlarda tanımlanmış bir tümör olup biyolojik davranışı değişkenlik göstermektedir. World Health Organization (WHO)’ya göre derecesi II-III’dür. Histolojik ince...
İntradural matür teratomlar oldukça nadir gözlenen lezyonlardır. Bu tümörlerin oldukça az görülmeleri tanı koymayı da zorlaştırabilmektedir. Radyolojik olarak matür teratom tanısı koymaya yardımcı spesifik bulgular olmayıp kesin tanı için lezyonun histopatolojik olarak incelenmesi gereklidir. Çalı...
Pituiter adenomalarda kemik formasyonu veya ossifikasyonu son derece nadir bir radyolojik ve histopatolojik bulgudur. Literatürde şimdiye kadar altı olgu yayınlanmıştır. Görme azlığı şikayeti ile başvuran 42 yaşında bir erkek hastada supra sellar ekstansiyon gösteren hipofiz adenomu saptandı. Hast...
Supratentoryal bölge ameliyatları sonrası gelişen serebellar kanamalar nadir görülen bir komplikasyondur. Kronik subdural hematom tedavisi için burr-hole drenajı sonrası literatürde sınırlı sayıda vaka rapor edilmiştir. Kırkyedi yaşında şiddetli baş ağrısı ile başvuran erkek hastada sağ frontopary...
Glioblastoma Multiforme hızlı ve agresif seyir gösteren ve tüm beyin tümörleri arasında en sık saptanan beyin tümörüdür ancak ekstrakranial yayılımı ender görülmektedir. Modern cerrahi ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri uygulansa bile hastalığın yaşam süresi ortalama 14 aydır. Hastalığın seyrini bel...
Non-Hodgkin malign lenfomalar (NHML), B ya da T hücreli malign lenfoid proliferasyon ile karakterizedir. Primer NHML da periferik sinir tutulumu görülsede, brakial pleksus tutulumu oldukça nadirdir. Bu bölgede lokalize tümörlerde çevre dokulara olan bası ya da komşuluk yolu ile sinire infiltrasyon...
Spinal gliyoblastomlar spinal kordu tutan nadir tümörlerdendir. Serebral gliyoblastomlar orta yaş ve daha yaşlı populasyonda görülürken, spinal gliyoblastomlar 2. ve 3. dekatta daha sık görülürler. Spinal glioblastomlar servikal ve torakal vertebra düzeyinde yerleşim gösterirken, lomber vertebra d...
Dumbbell tümörler, foraminal bir yapı ya da kanal içinde ilerleyerek spinal kanal içine ve paravertebral alana uzanan kum saati şeklinde tümörlerdir. C1 ve C2 spinal köklerden köken alan schwannomlar nadir olup, sıklıkla büyük ve dumbbell şekillidirler. Bunun nedeni, bu bölgenin anatomik yapısında...
Osteoblastoma benzeri osteosarkoma tüm osteosarkomların yaklaşık %1‘ini oluşturan nadir bir alt tipidir. Histopatolojik olarak osteoblastomlara benzemekle birlikle bölgesel nüks ve sistemik yayılım potansiyelleri olması nedeniyle tedavi protokolleri osteoblastomdan farklıdır. Bu nedenle oste...
Lumboperitoneal şantlar psödotümör serebri, komünike hidrosefali, beyin ve omurilik sıvısı (BOS) fistülünün cerrahi tedavisinde, yaygın olarak kullanılmaktadır. Lumboperitoneal şantların diğer şantlara göre önemli üstünlükleri olmasına rağmen enfeksiyon, batın içi organların yaralanması, şant tıka...
Kavernomlar benign karakterli vasküler lezyonlar olup tüm nöroaksis boyunca yerleşim gösterebilir. En sık beyin dokusunda görülebilen kavernomlar spinal kolon boyunca da görülebilir. Spinal bölge yerleşimli kavernomlar sıklıkla ekstradural bölgede görülmekte olup genellikle torakal ve servikal böl...
Pralidoksim, organofosforlu pestisitler ile meydana gelen zehirlenmelere karşı kullanılan çok önemli bir antidottur. Organofosfat, dünyada özellikle tarımsal faaliyetlerin fazla olduğu birçok ülkede böcek öldürücü ajan olarak ve kimyasal savaş ajanı olarak halen kullanılmaktadır. Bu çalışmada, 21 ...