E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 26, Sayı 1 (2016)
Tam Metin PDF
Derleme
Hastalarımızdan en sık duyduğumuz şikayet sözcüğüdür ağrı. Hiçbir kişi yoktur ki, yaşamının herhangi bir döneminde şiddetli ağrıdan
yakınmasın. Bu yüzden ağrının geçmişi insanoğlu kadar eskidir. Ağrı, sadece beyin-omurilik-sinir cerrahlarının en çok duyduğu
şikayet sözcüğü olmayıp, tüm tıp disipli...
Nöroşirürji literatüründe beynin venöz anatomisi konusunda daha az çalışma yapılmış ve venlere arterler kadar dikkat edilmemiştir.
Serebral venlerle ilgili erken çalışmalarda beynin lateral yüzlerine daha fazla odaklanılmış, ancak ameliyatlarda medial ve bazal
yüzeylere daha fazla dikkat edilmesi ...
Tentorial menenjiyomlar intrakranial menenjiyomların %3-%5’ini oluşturular. Tentoriumun herhangi bir yerinden köken alabilirler.
Buna bağlı olarak da hem yukarı, hem de aşağı doğru büyüme gösterebilirler. Tanı amacıyla ve cerrahi planlama için bilgisayarlı
tomografi (BT), manyetik rezonans g...
Orijinal Araştırma
AMAÇ: Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi, Nöroşirürji Kliniği’nde, ilk cerrahi tedavi sonrası
glioblastoma (GBM) tanısı konulmuş hastalarda uygulanan tedavi protokollerinin etkinliğini analiz etmek.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2004 ile Aralık 2013 tarihleri ...
Sayfa: 031-035
AMAÇ: Kronik bel ağrısı olan kişilerde abdominal kas enduransının ağrı üzerine olan etkisini incelemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Araştırmaya yaşları 20 ile 60 yaş arasında değişen toplam 180 olgu dahil edilmiştir. Çalışmada 3 ay
ve daha uzun süredir bel ağrısı şikayeti olan 90 kişi çalışma grubunu (...
Sayfa: 036-039
AMAÇ: Fazla miktarda beyin omurilik sıvısının genişlemiş ventrikül ve subaraknoid mesafede birikimi nedeniyle ortaya çıkan
hidrosefali tedavisinde yaygın olarak ventriküloperitoneal şant kullanılmaktadır. Bu çalışmamızda şanta bağlı gelişen komplikasyonlar
ve komplikasyonları azaltmaya yönelik alı...
AMAÇ: Tıp fakültesi son sınıf ve hukuk fakültesi son sınıf öğrencilerinin malpraktis-komplikasyon ayrımı konusunda bakış açılarını
olgular eşliğinde belirleme, sorunları tespit etme ve çözüm önerileri sunmaktır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma anket çalışması şeklinde yapılmış olup 10 senaryo ve 5 ank...
AMAÇ: Kaudal epidural steroid enjeksiyonları (KESE) ve transforaminal epidural steroid enjeksiyonlarının (TFSE) birlikte kullanımının,
kısa ve uzun dönemdeki etkilerini incelemektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 2008- 2011 tarihleri arasında, kliniğimizde, bel ve bacak ağrısı olan, TFSE ve KESE yaptığımız ...
Olgu Sunumu
Konjenital beyin tümörleri çocukluk yaş grubunda oldukça nadir görülür. Bu tümörlerden en sık görüleni teratomlardır ve bu yaş
grubunda görülen tüm intrakranial tümörlerin %0,5’ni oluşturmaktadırlar. Genellikle pineal-sellar bölgeler olmak üzere beynin
orta hat yapılarında görülürler. Latera...
Sayfa: 059-062
İntraosseöz sakral schwannoma olguları nadir olup, bölgenin sık görülen diğer lezyonları ile karışabilirler. Bu tür tümörler yavaş
büyümeleri nedeni ile geç bulgu vermektedir. Üç aydır bel ağrısına maruz kalan bir hastanın lumbosakral manyetik rezonans
görüntülemesinde (MRG) 4x3 cm boyutlarında ki...
Sayfa: 063-067
Aspergilloz, sfenoid sinüsün en sık mantar enfeksiyonu olup, değişik formlarda görülebilir. İmmün yetmezliği olmayan, sağlıklı
kişilerde izole olarak görülmeleri oldukça nadirdir. Semptomlar genellikle değişken ve non-spesifik olup, klinik olarak hastalığın
tanınması güçtür. Baş ağrısı ya da retro...
Sayfa: 068-070
Rabdomiyosarkom daha çok çocuklarda görülen yumuşak dokudan köken alan malign bir tümördür. Çocukluk çağında sıklıkla başboyun
bölgesinde görülür. Erişkinde baş-boyun bölgesinde görülmesi son derece nadirdir. Otuz beş yaşında kadın olgunun yapılan
otopsisinde kafa kaidesinde sfenoid kemik ve sella...
Lumbosakral sinir kökü anomalileri konjenital anatomik anomaliler içerisinde nadir görülen bir gruptur. Conjoined kök anomalilerinin
cerrahi sırasında fark edilmeleri, cerrahi esnasında oluşabilecek sinir hasarından kaçınmak için olduça önemlidir. Conjoined kök
anomalisi varlığında, ikincil kökün ...
Sayfa: 075-078
Lomber vertebra transvers proses kırıkları genellikle yüksek enerjili travmalar sonrası oluşan yaralanmalar olmasına karşın, genellikle
minör yaralanmalar olarak değerlendirilir. Başta intraabdominal organlar olmak üzere, genitoüriner sistemde ve retroperitoneal
bölgede hayati risk oluşturabilecek...
Ekstrakorporeal Membran Oksijenizasyon (ECMO) geri dönüşümlü kalp ya da akciğer hasarı olan yenidoğan, çocuk ve erişkinlerde
pulmoner, kardiyak ya da kardiyopulmoner destek sağlanması amacıyla kullanılan mekanik bir dolaşım desteğidir. Nörolojik
hasarlanma ECMO desteği sağlanan hastalarda önemli b...
Moyamoya hastalığı internal karotid arter dallarının progresif ilerleyen stenoz veya oklüzyonu ile anormal ince vasküler ağların giderek
belirginleşmesi ile seyreden kronik bir serebrovasküler hastalıktır. Pediatrik ve erişkin olmak üzere 2 yaş piki mevcuttur. Moyamoya
hastalığında pediatrik olgul...
Sayfa: 086-089
Primer beyin tümörleri ile serebral anevrizmanın birlikteliği oldukça nadirdir. Anterior fossa menenjiyomları ile birliktelik gösteren
anevrizmalar sıklıkla internal karotid arter ve anterior komünikan arter (AKA) lokalizasyonundadır. Menenjiyomda tümör içi kanama
veya subaraknoid kanama oldukça n...
Sayfa: 090-092
Glioblastoma (GBM) glial tümörlerin en sık görülen ve en malign formudur. Serebral gliomların %50’sini, tüm intrakraniyal tümörlerin
ise %10-15’ini oluşturur. Sıklıkla supratentoryal alanda görülürler. GBM’lar nadir olarak posterior fossada da karşımıza çıkarlar.
Serebellar GBM...
Diastematomyeli, spinal kordun iki kısma bölündüğü, sıklıkla alt torasik veya üst lomber bölgeyi etkileyen konjenital bir spinal
disrafizm anomalisidir. Genellikle çocukluk çağında, eşlik eden nörokutanöz ve ortopedik sorunlar ile birlikte tanısı konmaktadır.
Yetişkinlerde asemptomatik olguların s...