Gereç ve Yöntem: Beyin sapı kavernomlarının tanısı genellikle MRG ile konur. MRG, kavernomların detaylı görüntülenmesini sağlar. Kliniğimizde 51 kavernom vakası incelenmiş, bunların 7"si beyin sapı kavernomu olarak tespit edilip opere edilmiştir. Pozisyonlandırma ve cerrahi tekniklerin sonuçlara etkisi değerlendirilmiştir.
Bulgular: Oturur pozisyonda cerrahi, supin pozisyona göre daha yüksek total rezeksiyon oranı sunmuştur. Operatif ve postoperatif gözlemler, cerrahinin etkinliğini ve güvenilirliğini ortaya koymuş; oturur pozisyondaki vakalarda total rezeksiyon şansının yüksek olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: Beyin sapı kavernomları tedavisinde, cerrahi rezeksiyon önemli bir seçenektir ancak risk taşır. MRG ve cerrahi pozisyonlama stratejileri cerrahinin başarısını artırabilir. Minimal invaziv yöntemler ve prospektif çalışmalar, daha güvenli ve etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Tedavi planları, bireyselleştirilmiş yaklaşımla semptomların yönetiminde hayati rol oynar.
Anahtar Kelimeler :