E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 25, Sayı 2 (2015)
Tam Metin PDF
Derleme
Sayfa: 083-085
Kraniyovertebral bileşke (KVB); Oksipital kemik tabanını (C0), atlas (C1) ve aksis’i (C2) içerir. Bu bölge diğer servikal vertebralardan gerek
kemik şekilleri gerekse de kompleks eklem-ligaman yapısı ve hareket eksenleri ile oldukça farklıdır. Vertebral arter (VA); KVB cerrahisinde
önemli ve...
Sayfa: 086-095
Kraniyovertebral bileşke malformasyonları oldukça karışık patolojilerdir. Embriyogenez sırasında meydana gelen defektler sonucu oluşurlar. Bu
bölümde kraniyovertebral bileşke embriyolojisi anlatılarak bu bölge malformasyonlarının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.
Kraniyovertebral bileşke (KVB) omurganın diğer bölgelerine kıyasla farklı biyomekanik özelliklere sahiptir. Bu bölge, omurgalı canlılarda
anatomik olarak diğer omurga bölgelerinden daha özellikli, hassas ve fonksiyoneldir. Bu bölgenin biyomekanik özellikleri birçok klinik ve
deneysel çalışmada inc...
Sayfa: 104-109
Omurga, vücuda yapısal destek veren önemli bir organdır. İçinden nöral dokuların geçtiği güvenli bir kanal işlevi görmektedir. Kraniyoservikal
bileşke ise, kraniumu vücuda bağlayan hayati bir geçiş bölümüdür. Birçok farklı doku gruplarını barındıran anatomik fonksiyonel bir yapıdır. Bu
bileşkenin ...
Kraniyovertebral bileşke karmaşık bir anatomiye sahiptir ve foramen magnum çevresindeki oksipital kemik, atlas ve aksisten oluşur.
Kraniyovertebral bileşke anomalileri, beyin sapı, servikal omurilik, serebellum, servikal sinir kökleri, alt kranyal sinirler ve bu yapıların vasküler
besleyicileri il...
Kraniyovertebral bileşke, kafatasından omurgaya geçiş bölgesidir. Kraniyovertebral bileşke bölgesinin patolojilerinde tanıya ulaşmak için
direkt radyoloji, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri kullanılmış ve direkt radyoloji ve BT görüntülerine
dayanılarak birçok...
Kraniyovertebral kavşak (KVK) oksipital kemik, klivus, atlas, aksis, atlantooksipital ve atlantoaksiyal eklemlerden ve ligamanlardan oluşmaktadır.
Kafa hareketinin ve stabilitenin sağlanmasında ve içindeki nöral yapıların korunmasında rol oynamaktadır. Birçok hastalığın KVK’yi etkilediği
bil...
Sayfa: 133-136
Odontoid kırıkları tüm servikal omurga kırıklarının % 20’sini oluştururlar ve pik insidanslarını genç erişkinlik ve yaşlılık döneminde yaparlar.
Anderson ve D’Alonzo odontoid fraktürlerini 3 gruba ayırmıştır. En sık görülen grup olan ve densin tabanından geçen kırıklar Tip 2 olarak
adl...
Oksipitoservikal bileşke spinal aksın kranial tarafındaki ilk eklem bölgesidir ve oksipital kemik ve kondilleri, atlas (C1) ve aksis (C2) omurgaları
tarafından oluşturulmuş bir kompleksdir. Boynun fleksiyon-ekstansiyon ve rotasyonel hareketlerinin önemli kısmından sorumludur.
Oksipitoservikal bile...
Sayfa: 148-151
Yazarlar baziler invajinasyon tedavisinde direkt olarak posteriordan uyguladıkları atlantoaksiyel eklem distraksiyon cerrahisi ile baziler
invajinasyonda sağlanan redüksiyon ve atlantoaksiyel internal fiksasyon cerrahisi konusundaki deneyimlerini paylaşmaktadırlar. Yazarlar eklem
distraksiyon cerr...
Sayfa: 152-158
Kraniyovertebral bileşke omurganın en hareketli bölgesidir. Bu nedenle bu bölgeyi ilgilendiren, enflamatuvar süreçlerle ilerleyen hastalıklar
ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Başta romatoid artrit olmak üzere birçok romatizmal hastalıkta sıklıkla kraniyovertebral bileşke tutulumu
görülür. Bu ya...
Sayfa: 159-169
Kraniyovertebral bileşkeye (KVB) anteriordan bası durumunda – on yıllardır kullanılan – transoral mikrocerrahi halen standart yöntem olarak
geçerliliğini korumaktadır. Son on yıl içinde KVB’ye tamamen endonazal endoskopik ulaşım (genişletilmiş kafa tabanı yaklaşımı) ile yapılan
i...
Os odontoideum, değişken boyutta ayrık kemikçikle karakterize düz çevresel kortikal kenarlar ile odontoid çıkıntının ana gövdeden
ayrılması durumudur. Os odontoideum etiyolojisi tartışmalıdır. Travmatik ve konjenital etiyolojisi arasında konsensus hâlâ sağlanamamıştır.
Os odontoideum hastaları ase...
Çocuklarda üst servikal omurga yaralanmaları nadir olmakla birlikte önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Bu bölge yaralanmaları anatomik
ve biyomekanik özellikleri nedeniyle hem çocuklarda erişkinlerden, hem de küçük çocuklarda büyük çocuklardan farklıdır. Omurganın
radyolojik görünümünün özel...
Konjenital müsküler tortikollis neonatal ve infant dönemde görülen bir kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Çocukluk çağında görülen tortikolisin
en sık nedenidir. Sternokleidomastoid (SKM) kasın gerilmesi sonucu yüz ve çenenin kontralateral yöne rotasyonu ve başın o yöne eğilmesi
ile karakterize dra...
Klippel-Feil sendromu çok uzun yıllardan beri bilinmekte olan bir hastalıktır. Genetik araştırmaların artışı sayesinde kalıtım ve penetrasyon
şekilleri da aydınlatılmıştır. Hastalığın seyrinin iyi bilinmesi ve eşlik eden anomalilerin taranması prognoz açısından önem arz etmektedir.
Sayfa: 201-215
Anatomik olarak servikal bölge üst ve alt bölge olarak iki alt grupta incelenir. Üst servikal bölge olarak oksipital kondil, C1 (atlas) ve C2 (aksis)
anlaşılır. Bu bölümde, erişkinde görülen üst servikal travmalarda yönetim konusu tartışılacaktır. Daha önceki bölümlerde, bu bölgenin anatomisi
ve s...
Sayfa: 216-226
Yapılan araştırmalar ışığında 65 yaş ve üstü hastaların özellikle üst servikal bölge travmalarına (ÜST) daha yatkın olduğu saptanmaktadır.
Daha genç hastalarda servikal travmalar daha yüksek enerjili kazalar sonrasında gelişse de, yaşlı hastalarda düşük enerjili travmalar yeterli
olmaktadır. Genç ...
Chiari malformasyonlarının klasik tiplerinin tanımı Hans Chiari tarafından 19.yüzyılın sonlarında sınıflandığından beri fazla değişiklik göstermese
de yeni görüntüleme teknikleri geliştikçe tarihsel süreç içinde sınıflamaya yeni tipler eklenmiştir. Hem Chiari malformasyonlarının hem de
sık olarak ...
Sayfa: 234-242
Hem Chiari tip 1 malformasyonunun, hem de eşlik eden siringomiyelinin patofizyolojisinin açıklanması için çok farklı teoriler ortaya atılmıştır.
Chiari tip I malformasyonunun gelişmesiyle ilgili primer paraaksiyal mezodermal yetersizlik teorisi büyük oranda kabul görmektedir. Oysa
siringomiyeli ge...
Sayfa: 243-247
Chiari Tip I malformasyonu (CM1), gerek tanımı, gerek doğal seyri, tedavi endikasyonları ve yöntemleri, gerekse de eşlik eden diğer anomali ve
hastalıklar açısından, halen nöroşirürji pratiğinin üzerinde en tartışılan konularından birisidir. Tanı için genel görüş olarak, tonsillerin foramen
magnum...
Sayfa: 248-252
Serebellar tonsillerin fıtıklaşması sonucu kraniovertebral bileşkede beyin omurilik sıvısı (BOS) geçişinin bozulması ve nöral yapılara olan bası
etkisi oksipitonukal baş ağrısıdan, kas güçsüzlüğüne kadar çok çeşitli semptomlara sebep olur. Semptomatik Chiari tip I malformasyonu
hastasının teşhisi ...
Sayfa: 253-261
Chiari tip 1 malformasyonunun etiyolojisini ve altta yatan patofizyolojik mekanizmayı anlayabilmek için eşlik eden patolojileri iyi tanımlamak
gerekir. Bilinen mekanizma, primer paraaksiyal mezodermin gelişim yetersizliğiyle birlikte arka çukurun deformasyonudur. Kazanılmış ve
doğumsal başka mekan...
Sayfa: 262-271
Chiari tip 1 malformasyonu ve eşlik eden siringomiyelinin tedavisi literatürde oldukça tartışmalıdır. Tesadüfen saptanan belirtisiz ya da
hafif belirtili olguların genellikle tedavisiz izlenmesi önerilmektedir. Günlük yaşamı kısıtlayacak derecede şiddetli ve öksürükle tetiklenen
baş ağrısına, beyi...
Sayfa: 272-280
Chiari tip 1 malformasyonu ve eşlik eden siringomiyeli, tüm olguların aynı nedene ve aynı patofizyolojik sürece sahip olduğu homojen
bir hastalık grubu değildir. Dolayısıyla standart bir tedavi yönteminin, her hastada iyi sonuç vermesini beklememek gerekir. Bu hastaların
tedavisinde karşılaşılan e...
Sayfa: 281-285
Chiari malformasyonun çocuklarda görülen tipleri olan Chiari malformasyonu tip 2 spinal disrafizmli bebeklerde büyük oranda görülürken
tip 3 çok daha seyrek görülmektedir. Bu tipler çok sayıda santral sinir sistemi anomalilerinin eşlik etmesi ile Chiari malformasyonu tip
1’den ayrılırlar. Kl...