E-ISSN: 1019-5157 ISSN: 2651-5024

Cilt 25, Sayı 2 (2015)

Tam Metin PDF
Derleme
Kraniyovertebral bileşke (KVB); Oksipital kemik tabanını (C0), atlas (C1) ve aksis’i (C2) içerir. Bu bölge diğer servikal vertebralardan gerek kemik şekilleri gerekse de kompleks eklem-ligaman yapısı ve hareket eksenleri ile oldukça farklıdır. Vertebral arter (VA); KVB cerrahisinde önemli ve...
Kraniyovertebral bileşke malformasyonları oldukça karışık patolojilerdir. Embriyogenez sırasında meydana gelen defektler sonucu oluşurlar. Bu bölümde kraniyovertebral bileşke embriyolojisi anlatılarak bu bölge malformasyonlarının daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.
Kraniyovertebral bileşke (KVB) omurganın diğer bölgelerine kıyasla farklı biyomekanik özelliklere sahiptir. Bu bölge, omurgalı canlılarda anatomik olarak diğer omurga bölgelerinden daha özellikli, hassas ve fonksiyoneldir. Bu bölgenin biyomekanik özellikleri birçok klinik ve deneysel çalışmada inc...
Omurga, vücuda yapısal destek veren önemli bir organdır. İçinden nöral dokuların geçtiği güvenli bir kanal işlevi görmektedir. Kraniyoservikal bileşke ise, kraniumu vücuda bağlayan hayati bir geçiş bölümüdür. Birçok farklı doku gruplarını barındıran anatomik fonksiyonel bir yapıdır. Bu bileşkenin ...
Kraniyovertebral bileşke karmaşık bir anatomiye sahiptir ve foramen magnum çevresindeki oksipital kemik, atlas ve aksisten oluşur. Kraniyovertebral bileşke anomalileri, beyin sapı, servikal omurilik, serebellum, servikal sinir kökleri, alt kranyal sinirler ve bu yapıların vasküler besleyicileri il...
Kraniyovertebral bileşke, kafatasından omurgaya geçiş bölgesidir. Kraniyovertebral bileşke bölgesinin patolojilerinde tanıya ulaşmak için direkt radyoloji, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri kullanılmış ve direkt radyoloji ve BT görüntülerine dayanılarak birçok...
Kraniyovertebral kavşak (KVK) oksipital kemik, klivus, atlas, aksis, atlantooksipital ve atlantoaksiyal eklemlerden ve ligamanlardan oluşmaktadır. Kafa hareketinin ve stabilitenin sağlanmasında ve içindeki nöral yapıların korunmasında rol oynamaktadır. Birçok hastalığın KVK’yi etkilediği bil...
Odontoid kırıkları tüm servikal omurga kırıklarının % 20’sini oluştururlar ve pik insidanslarını genç erişkinlik ve yaşlılık döneminde yaparlar. Anderson ve D’Alonzo odontoid fraktürlerini 3 gruba ayırmıştır. En sık görülen grup olan ve densin tabanından geçen kırıklar Tip 2 olarak adl...
Oksipitoservikal bileşke spinal aksın kranial tarafındaki ilk eklem bölgesidir ve oksipital kemik ve kondilleri, atlas (C1) ve aksis (C2) omurgaları tarafından oluşturulmuş bir kompleksdir. Boynun fleksiyon-ekstansiyon ve rotasyonel hareketlerinin önemli kısmından sorumludur. Oksipitoservikal bile...
Yazarlar baziler invajinasyon tedavisinde direkt olarak posteriordan uyguladıkları atlantoaksiyel eklem distraksiyon cerrahisi ile baziler invajinasyonda sağlanan redüksiyon ve atlantoaksiyel internal fiksasyon cerrahisi konusundaki deneyimlerini paylaşmaktadırlar. Yazarlar eklem distraksiyon cerr...
Kraniyovertebral bileşke omurganın en hareketli bölgesidir. Bu nedenle bu bölgeyi ilgilendiren, enflamatuvar süreçlerle ilerleyen hastalıklar ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Başta romatoid artrit olmak üzere birçok romatizmal hastalıkta sıklıkla kraniyovertebral bileşke tutulumu görülür. Bu ya...
Kraniyovertebral bileşkeye (KVB) anteriordan bası durumunda – on yıllardır kullanılan – transoral mikrocerrahi halen standart yöntem olarak geçerliliğini korumaktadır. Son on yıl içinde KVB’ye tamamen endonazal endoskopik ulaşım (genişletilmiş kafa tabanı yaklaşımı) ile yapılan i...
Os odontoideum, değişken boyutta ayrık kemikçikle karakterize düz çevresel kortikal kenarlar ile odontoid çıkıntının ana gövdeden ayrılması durumudur. Os odontoideum etiyolojisi tartışmalıdır. Travmatik ve konjenital etiyolojisi arasında konsensus hâlâ sağlanamamıştır. Os odontoideum hastaları ase...
Çocuklarda üst servikal omurga yaralanmaları nadir olmakla birlikte önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Bu bölge yaralanmaları anatomik ve biyomekanik özellikleri nedeniyle hem çocuklarda erişkinlerden, hem de küçük çocuklarda büyük çocuklardan farklıdır. Omurganın radyolojik görünümünün özel...
Konjenital müsküler tortikollis neonatal ve infant dönemde görülen bir kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Çocukluk çağında görülen tortikolisin en sık nedenidir. Sternokleidomastoid (SKM) kasın gerilmesi sonucu yüz ve çenenin kontralateral yöne rotasyonu ve başın o yöne eğilmesi ile karakterize dra...
Klippel-Feil sendromu çok uzun yıllardan beri bilinmekte olan bir hastalıktır. Genetik araştırmaların artışı sayesinde kalıtım ve penetrasyon şekilleri da aydınlatılmıştır. Hastalığın seyrinin iyi bilinmesi ve eşlik eden anomalilerin taranması prognoz açısından önem arz etmektedir.
Anatomik olarak servikal bölge üst ve alt bölge olarak iki alt grupta incelenir. Üst servikal bölge olarak oksipital kondil, C1 (atlas) ve C2 (aksis) anlaşılır. Bu bölümde, erişkinde görülen üst servikal travmalarda yönetim konusu tartışılacaktır. Daha önceki bölümlerde, bu bölgenin anatomisi ve s...
Yapılan araştırmalar ışığında 65 yaş ve üstü hastaların özellikle üst servikal bölge travmalarına (ÜST) daha yatkın olduğu saptanmaktadır. Daha genç hastalarda servikal travmalar daha yüksek enerjili kazalar sonrasında gelişse de, yaşlı hastalarda düşük enerjili travmalar yeterli olmaktadır. Genç ...
Chiari malformasyonlarının klasik tiplerinin tanımı Hans Chiari tarafından 19.yüzyılın sonlarında sınıflandığından beri fazla değişiklik göstermese de yeni görüntüleme teknikleri geliştikçe tarihsel süreç içinde sınıflamaya yeni tipler eklenmiştir. Hem Chiari malformasyonlarının hem de sık olarak ...
Hem Chiari tip 1 malformasyonunun, hem de eşlik eden siringomiyelinin patofizyolojisinin açıklanması için çok farklı teoriler ortaya atılmıştır. Chiari tip I malformasyonunun gelişmesiyle ilgili primer paraaksiyal mezodermal yetersizlik teorisi büyük oranda kabul görmektedir. Oysa siringomiyeli ge...
Chiari Tip I malformasyonu (CM1), gerek tanımı, gerek doğal seyri, tedavi endikasyonları ve yöntemleri, gerekse de eşlik eden diğer anomali ve hastalıklar açısından, halen nöroşirürji pratiğinin üzerinde en tartışılan konularından birisidir. Tanı için genel görüş olarak, tonsillerin foramen magnum...
Serebellar tonsillerin fıtıklaşması sonucu kraniovertebral bileşkede beyin omurilik sıvısı (BOS) geçişinin bozulması ve nöral yapılara olan bası etkisi oksipitonukal baş ağrısıdan, kas güçsüzlüğüne kadar çok çeşitli semptomlara sebep olur. Semptomatik Chiari tip I malformasyonu hastasının teşhisi ...
Chiari tip 1 malformasyonunun etiyolojisini ve altta yatan patofizyolojik mekanizmayı anlayabilmek için eşlik eden patolojileri iyi tanımlamak gerekir. Bilinen mekanizma, primer paraaksiyal mezodermin gelişim yetersizliğiyle birlikte arka çukurun deformasyonudur. Kazanılmış ve doğumsal başka mekan...
Chiari tip 1 malformasyonu ve eşlik eden siringomiyelinin tedavisi literatürde oldukça tartışmalıdır. Tesadüfen saptanan belirtisiz ya da hafif belirtili olguların genellikle tedavisiz izlenmesi önerilmektedir. Günlük yaşamı kısıtlayacak derecede şiddetli ve öksürükle tetiklenen baş ağrısına, beyi...
Chiari tip 1 malformasyonu ve eşlik eden siringomiyeli, tüm olguların aynı nedene ve aynı patofizyolojik sürece sahip olduğu homojen bir hastalık grubu değildir. Dolayısıyla standart bir tedavi yönteminin, her hastada iyi sonuç vermesini beklememek gerekir. Bu hastaların tedavisinde karşılaşılan e...
Chiari malformasyonun çocuklarda görülen tipleri olan Chiari malformasyonu tip 2 spinal disrafizmli bebeklerde büyük oranda görülürken tip 3 çok daha seyrek görülmektedir. Bu tipler çok sayıda santral sinir sistemi anomalilerinin eşlik etmesi ile Chiari malformasyonu tip 1’den ayrılırlar. Kl...