Giriş: Fonksiyonel alanlara komşu tümörlerin cerrahisinde amaç, maksimum güvenli rezeksiyon sağlarken motor, konuşma ve duyusal işlevleri korumaktır. Uyanık kraniotomi, intraoperatif kortikal stimülasyon ve hasta ile iletişim aracılığıyla fonksiyonel haritalamaya imkân tanıyan değerli bir yöntemdir.
Gereç ve Yöntem: 2022?2025 yılları arasında 13 hasta uyanık kraniotomi ile opere edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, tümör lokalizasyonu, histopatolojik tanısı ve preoperatif nörolojik durumları kaydedildi. Cerrahi sırasında kortikal stimülasyon ile motor ve dil alanları belirlendi. Rezeksiyon oranı, postoperatif 24 saatlik MR ile hesaplandı. Postoperatif erken ve geç dönem nörolojik bulgular ile fonksiyonel durumlar incelendi.
Bulgular: Olguların ortalama yaşı 46,7 yıl idi (6 erkek, 7 kadın). Tümörlerin %50"si frontal, %21"i temporal, %14"ü parietal, %14"ü insular lokalizasyonluydu. Ortalama rezeksiyon oranı %93 idi. Postoperatif erken dönemde 2 hastada geçici afazi, 2 hastada motor defisit gelişti. Altıncı ayda yalnızca 1 hastada kalıcı afazi ve 1 hastada motor defisit kaldı. Hastaların %82"si günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızdı (Karnofsky Performance Status ?80). Rezeksiyon oranı ile nörolojik defisit gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı.
Sonuç: Uyanık kraniotomi, özellikle fonksiyonel alanlara komşu gliomlarda güvenle uygulanabilen bir yöntemdir. Fonksiyonel kortikal stimülasyon sayesinde yüksek rezeksiyon oranları elde edilirken kalıcı nörolojik defisit oranı düşüktür. Multidisipliner deneyim gerektirmesi nedeniyle merkezlerde tecrübe kazanılması önemlidir.