E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 31, Sayı 1 (2021)
Tam Metin PDF
Derleme
Periventriküler-intraventriküler hemoraji özellikle 32. gestasyonel haftadan daha önce doğan prematürleri etkileyen kompleks bir
durumdur. Bu hastalarda artan mortalite oranları ile birlikte prematür doğumun diğer morbiditeleride daha sık görülür. Prematür yeni
doğan kanaması düşük doğum ağırlıklı...
Sayfa: 009-013
Çocukluk çağında görülen spontan intrakraniyal hemorajilerin ve hemorajik strokların insidansi az değildir. Bunların en sık nedeni
intrakraniyal vasküler malformasyonlardır. Bu vasküler malformasyonlar oldukça geniş bir hastalık grubunu oluşturmakta olup tanı ve
tedavileri oldukça zor olabilmekted...
Endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV) hidrosefalinin şantsız tedavisinde önemli bir seçenek olarak ön plana çıkmaktadır. Temel
ilkesi üçüncü ventrikül ile interpedinküler ve prepontin sisternlerin ağızlaştırılması olan ETV"nin tarihsel gelişiminde teknolojik ve
cerrahi gelişmeler önemli rol oyna...
Sayfa: 019-033
Bu derlemede, İntrauterin spina bifida ve hidrosefali tedavisinde geçmişten günümüze hayvan modellemeleriyle birlikte klinik
deneyimler gelecekte olabilecek gelişmeler ve Cincinnati Çocuk Hastanesi bünyesindeki Cincinnati Fetal Merkez olarak yenilikçi
son araştırmalarımız ve klinik deneyimlerimiz ...
Şant ameliyatlarının en sık görülen ve en ciddi komplikasyonu enfeksiyondur. Yayınlanan değişik serilerde görülme oranları değişkendir.
Yüksek mortalite ve morbiditeye yol açabilirler. Tedavisi yüksek maliyetlidir. Erken dönemde etkin bir şekilde tedavi edilmezlerse
mortalitenin yanı sıra yaşam ka...
Kapalı spinal disrafizmler spinal kord ve çevre mezenkimal ve ektodermal yapıların embriyolojik gelişimleri esnasında ortaya çıkan bir
dizi konjential spinal anomaliyi kapsamaktadır. Klinik, embriyolojik ve anatomik olarak birbirinden farklı olsalar da tedavilerinde ortak
amaç mevcut nörolojik sev...
Ayrık omurilik malformasyonu, orta hat boyunca spinal kordu simetrik veya simetrik olmayan iki kısma ayıran bir yapıyla karakterize,
nadir görülen bir konjenital anomalidir. İki tipi mevcuttur. Tip1 ayrık omurilik malformasyonunda her iki hemikord kemik veya kartilaj
septumla ayrılmakta ve iki ayr...
Ensefalosel, kafatası kemiğinin orta hat füzyon defekti sonucunda BOS, meninksler ya da beyin dokusunun kalvaryal komponentten
herniye olmasıdır. BOS ve meninks herniasyonu mevcutsa meningosel; menininks ve beyin dokusu herniasyonu varsa ensefalosel
olarak adlandırılır. Sıklıkla orta hat ve oksipi...
Chiari malformasyonları (CM), serebellar tonsillerin foramen magnum"dan basit şekilde herniasyonundan, serebellar ageneziye
uzanan geniş bir yelpazedeki arka beyin anomalilerini kapsar. Tüm CM tipleri arka beyin yapıları ile ilişkili olsa da tiplerin etiyolojisi
ve patofizyolojisi birbirinden fark...
Trigonosefali metopik sütür bebeklik döneminde erken kapanmasına bağlı, yaşamın ilerleyen dönemlerinde kozmetik sorunlar, görme
ve psikomotor sorunlara neden olmasının yanında, beyin gelişiminin engelleyebilen bir kraniyosinostoz tipidir. İzole olabileceği gibi
kompleks bir sendromun veya genetik ...
Sagital sütürün erken kapanması sonucu oluşan sagital sinostoz en sık görülen kraniyosinostozdur. Sagital sütürde kabarıklık
olduğunda skafosefali adını almaktadır. Sagital sinostoz sendromik veya non sendromik olabilir. En sık hastaneye başvuru
sebebi kozmetik nedenler olmakla beraber hastalar, k...
Tek taraflı ya da bilateral koronal sütür sinostozları sonrasında sırası ile plagiosefali ve brakisefali olarak adlandırılan kraniosinostoz
tipleri oluşur. Etiyolojilerinde en sık sporadik gelişim ve genetik mutasyonlar yer alır. Özellikle brakisefalikler çeşitli sendromlara
dahil olabilirler. Bu ...
Kraniyal sütürlerin bir veya birden fazlasının erken kapanması ya da yokluğu kraniyosinostoz olarak tanımlanabilir. Sendromik
ve nonsendromik olarak iki gruba ayrılabilinir. Tüm kraniyosinostozların %20-30"unu sendromik kraniyosinostozlar oluşturur.
Sendromik kraniyosinostozlarda genellikle birden...
Sayfa: 095-107
Doğumsal beyin tümörleri prenatal dönemde ve hayatın ilk 60 gününde gelişip, farkedilen, görülen tümörler olarak tanımlanmaktadır.
Doğumsal beyin tümörleri oldukça seyrek olmasına karşın doğumsal tümörlerin büyük kısmını oluştururlar ve tüm çocukluk
çağı tümörlerinin %1,9-0,5"ini kapsarlar. Litera...
Astrositomlar glial tümörler içerisinde en sık görülen tümör grubudur. Beynin her yerinde olabildiği gibi serebelluma da yerleşebilir.
En sık grade 1 (pilositik astrositom) görülmekle birlikte diğer astrositom tipleri de görülebilir. Pilositik astrositomlar çocukluk çağında
en sık görülen posterio...
Beyinsapı gliomları anatomik olarak kranial kısımda diensefalon, kaudal kısımda omurilik ile sınırlı; mesensefalon, pons ve medulla
oblangatanın oluşturduğu beyinsapından köken alan heterojen bir tümör grubunu tanımlamaktadır. Sıklıkla çocuklarda görülmekte
olup pediatrik santral sinir sistemi tüm...
Pineal bez, beynin orta noktasında, etrafı değerli beyin yapıları ve beyin sapının toplayıcı venleri ile kuşatılmış bir alanda yer alır. Bu
bölgenin tümörleri sıklıkla çocukluk çağına özgüdür, ender görülürler ve diğer beyin tümörlerinden farklı histopatolojik türlerde olma
eğilimindedirler. Tedav...
Sayfa: 125-134
Kraniyofarengiomlar nadir görülen sellar/suprasellar bölge tümörleridir. Pediatrik ve erişkin her iki yaş grubunda görülebilen bu
tümörler iyi huylu olarak kabul edilmelerine rağmen uzun vadede yüksek morbidite oranları hastalığın medikopsikososyal yükünü
artırmıştır. Pediatrik kraniyofarengiom ol...
Medulloblastom çocukluk çağının gliyomlardan sonra en sık görülen primer malign beyin tümörüdür. Farklı genetik mekanizmalara
sahip 4 varyantı tanımlanmıştır. Yapılan genetik çalışmalar bu alt grupların da farklı alt tipleri içerdiğini göstermektedir. Özellikle
pediyatrik grupta görülen geniş semp...
İntramedüller omurilik tümörleri (İMOT), santral sinir sisteminin (SSS) nadir görülen neoplazmalarıdır ve sınırlı cerrahi tedavi seçenekleri
nedeniyle önemli bir klinik zorluk teşkil etmektedirler. İMOT"ler tüm SSS"i tümörlerinin%2-4"ünü oluştururlar. Ependimomlar ve
astrositomlar en sık karşılaşı...
Ependimomalar merkezi sinir sisteminin nadir görülen tümörleridir. Çocukluk çağında ağırlıkla intrakranial olarak ve arka çukurda
görülürler. Manyetik rezonans görüntülemede ependimomalar genellikle T1 ağırlıklı sekanslarda izo-hipointens, T2 ağırlıklı ve FLAIR
(fluid-attenuated inversion recovery...
Tüm spinal travmaların %1-10"unu oluşturan pediatrik spinal travmalar, oldukça ender görülen ancak immatür ve gelişmekte olan
omurgayı etkilediği için ciddi sonuçlara yol açabilen özgün travmalardır. Pediatrik spinal travmaların nedeni hastanın yaşına ve
fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişkenli...
Kafatası kırıkları, çocukluk çağı travmatik ölüm ve sakatlığın önde gelen nedeni olan kafa içi yaralanmaları ile ilişkisi nedeniyle
önemlidir. Pediatrik yaş grubu, anatomik ve fizyolojik nedenlerden dolayı yetişkinlerden farklıdır. Çocukluk çağı kafatası kırığı;
demografik özellikler, yaralanma me...
Spastisite üst motor nöron fonksiyon bozukluğuna bağlı pasif eklem hareketine olan hız bağımlı dirençtir. Serebral palsi, omurilik
yaralanmaları başta olmak üzere, santral sinir sistemini etkileyen pek çok hastalık spastisiteye neden olabilir. Fizik tedavi ve
rehabilitasyon, medikal tedaviler, ort...
Sayfa: 182-188
Epilepsi çocukluk çağında daha sık görülen, tekrarlayan nöbetlerle karakterize kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen epilepsilerde
ilerleyici nöron hasarı ve nöron kaybı görülmektedir. Bu da hastalarda mental motor gelişme geriliklerine ve kayıplara yol açmaktadır.
Bu nedenle epilepsi en hızlı ...