E-ISSN: 1019-5157
ISSN: 2651-5024
Cilt 22, Sayı 2 (2012)
Tam Metin PDF
Orijinal Araştırma
Sayfa: 071-075
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, hidrosefali tedavisinde endoskopik üçüncü ventrikülostomi etkililiğinin araştırılmasıdır.
YÖNTEM ve GEREÇ: Bu çalışmada, kliniğimizde 2006-2012 yılları arasında endoskopik üçüncü ventrikülostomi yapılan 58 hidrosefalili hastaya
ait tıbbi kayıtlar incelendi. Hastaların am...
Sayfa: 076-079
AMAÇ: Orta serebral arter anevrizmalarının cerrahi tedavi yöntemleriyle klipslenmesi tedavi yöntemlerinin başında gelmektedir. Anevrizma
domunun projeksiyonu cerrahi tedavi yöntemini etkileyen faktörler arasındadır.
YÖNTEM ve GEREÇ: Burada 2010-2011 yılları içerisinde orta serebral arter anevrizma...
AMAÇ: Bu çalışmada, meningiom tanısı alan olguların klinik, patolojik ve yerleşim özellikleri ile cerrahi sonuçları değerlendirilmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇ: 1998-2005 yılları arasında merkezimizde opere edilen 85 meningiom vakası geriye dönük olarak incelendi.
BULGULAR: Olguların 58'i (%68.2) kadın, ...
Sayfa: 084-086
AMAÇ: Çalışmamızda, motosiklet kazası ile acil servisimize başvuran ve yoğun bakımda tedavi gören hastaların retrospektif analizini yaparak
neden sonuç ilişkisini ortaya koymayı amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇ: Bu çalışma 2009-2011 yılları arasında motosiklet kazası nedeniyle yoğun bakımda yatırılarak ...
Sayfa: 087-091
AMAÇ: Radyolojik tetkiklerin gelişmesi, çoğunlukla tedavi gerektirmeyen benign intrakranial patolojilerin de görülme olasılığını arttırmış ve
bilgi birikimlerimizin artmasına neden olmuştur. Bilgilerimize göre benign intrakranial patolojiler ile ilgili ülkemize ait bir prevalans çalışması
yoktur. ...
Sayfa: 092-099
AMAÇ: Yoğun bakım hastaları incelendiğinde, en uzun hospitalizasyon süresi nörolojik olguların yatırıldığı nöroloji ve nöroşirürji yoğun bakım
ünitelerinde görülmektedir. Bu hasta grubunu tanımlayan bir çalışmaya rastlanılmamaktadır.
YÖNTEM ve GEREÇ: Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Nöroşirürji yoğun...
Sayfa: 100-102
Bu çalışma, kliniğimizde 2007-2012 yılları arasında yapılan skalp rekonstrüksiyonlarına dair elde ettiğimiz sonuçları ve tecrübeleri paylaşmayı
hedeflemiştir. Skalp defektlerinin rekonstrüksiyonu zorlu bir süreçtir. Scalp'in kendine has dokusundan dolayı derinin genişlemesi oldukça
azdır. bu yüzde...
Sayfa: 103-110
AMAÇ: Kafatası kemikleri ve omurların anatomisi konusunda Emîr Çelebi'nin Enmûzecü't-Tıbb adlı eserinde yer alan bilgilerin sunulması
hedeflenmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇ: Kafatası kemikleri ve omurların anatomisi üzerine yazılmış olan bölümler Enmûzecü't-Tıbb'ın Ankara Üniversitesi, Dil ve
Tarih-Coğr...
Derleme
Sayfa: 111-118
Frontal sinüs kırıkları az görülmekle birlikte hayatı tehdit eden ciddi komplikasyonlara açık kırıklardır. Doğru tedavi edilirse bu komplikasyonların
çoğu önlenebilir. Frontal sinüs kırıklarının tedavisi ile ilgili literatürler incelendiğinde pek çok yazarın kendi serilerinde farklı algoritmalar
o...
Torakal disk hastalığı nadir görülmesi, karakteristik bir semptomatolojisinin olmaması ve torakal bölgenin kendine has anatomik özellikleri
nedenleriyle spinal patolojiler içerisinde teşhis ve tedavisi en zor olanlarındandır. Klinik semptom ve bulgular disk dejenerasyonunun lokal
mekanik etkilerin...
Olgu Sunumu
İzole Dorsal Skapular Sinir (DSS) lezyonu oldukça nadir görülen bir periferik sinir lezyonudur. Etiyolojide travma, skapulanın tekrarlayan anormal
hareketleri ve iatrojenik nedenler yer almaktadır. DSS'in traksiyon ve uzamaya bağlı zedelenmesi en olası patomekanizmadır. Omuz ağrısı ve
omuzda harek...
Anevrizmalara bağlı kanamaların beyin tomografisindeki temel görüntüsü subaraknoidal kanama olmakla birlikte intraventriküler kanama,
intraserebral kanama ve daha az sıklıkla da subdural kanama eşlik edebilmektedir. Eşlik eden bu intrakranial kanamalar kötü prognoz ve yüksek
mortalite ile birlikte...
Sayfa: 139-141
Üst seviye spinal kord yaralanmalarına maruz kalan hastalar endotrakeal entübasyona ve pozitif basınçlı ventilasyona ihtiyaç duyarlar. Bu hastalar
uzun dönem ventilatöre bağlı kalacaklarından, trakeostomi açılması sıklıkla gerekmektedir. Ancak enfeksiyon korkusu cerrahların trakeostomi
sonrası ant...
Literatürde bazı hastalıklarda beyaz cevher içinde demyelinizan alanlarla birlikte, normal beyaz cevher yapısının da bulunmasından kaynaklanan
beyaz cevherin ‘tigroid vasıfta' görüntüsü tanımlanmıştır. Bu durum daha seyrek olarak yoğun beyaz cevher içeriğinden dolayı karpus
kallozumda da gör...
Sayfa: 145-148
Spontan intrakranial hipotansiyon, beyin omurilik sıvısının, travma veya lomber ponksiyon öyküsü olmayan hastalarda spontan kaçağına
bağlı olarak ortaya çıkan, ortostatik baş ağrısı ve düşük beyin omurilik sıvısı basıncı ile karakterize nadir görülen bir sendromdur. Spontan
intrakranial hipotansiy...
Primer intraosseöz meningiomlar histopatolojik olarak klasik meningiom özelliklerinde olmakla birlikte intradiploik mesafede yerleşim
göstermeleri ile klasik meningiomlardan ayrılırlar. Bu lezyonlar nadirdir ve genellikle başağrısı ve lokal şişlik belirtileri verirler. Bu semptomlar
olmadan başvur...
Sayfa: 154-158
Langerhans Hücreli Histiositoz (LHH), Langerhans hücrelerinin klonal proliferasyonu ile karakterize nadir bir hastalıktır. Eosinofilik Granulom
(EG) Langerhans hücreli histiositozun alt tipi olup kemikte soliter ya da multipl litik lezyon yapan benign bir hastalıktır. Hayatın ilk dekatında
ve çoğu...
Sayfa: 159-162
Primer malign melanomlar santral sinir sisteminde seyrek olarak görülebilirler. Primer melanositik tümörler santral sinir sisteminde (SSS)
yerleşmiş olan melanositlerden köken alır. Leptomeningeal melanosis(melanomatosis),nörokutanoz melanosis, lokalize pigmente tümörler
(melanositoma ve primer ma...
Sayfa: 163-166
Ağır kafa travmasına bağlı erken ölümler ve radyolojik tetkiklerdeki yetersizlikler nedeniyle geçmişte yeterince tanı alamayan, daha çok
otopsilerde saptanan klivus kırıkları, bilgisayarlı beyin tomografisinin kullanıma girmesiyle giderek daha fazla rapor edilmeye başlanmıştır.
Retrospektif tarama...