Türk Nöroşirürji Dergisi 2026 , Vol 36 , Num 1
Pineal Bez Üzerine Tarihsel Bir İnceleme: Antik Dönemden 18. Yüzyıla Anatomik ve Felsefi Yaklaşımlar
Kıvanç YANGI1,Arianna S. GHOLAMI2,Jinpyo HONG3,Doğa Damla DEMIR YANGI4
1Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi, Nöroşirürji Kliniği, İstanbul, Türkiye
2Royal College of Surgeons in Ireland, Dublin, İrlanda
3Penn State College of Medicine, Hershey, Pensilvanya, A.B.D
4İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye
DOI : 10.5137/1019-5157.TND.3531

Özet

Oldukça küçük bir nöroendokrin organ olan pineal bez tarih boyunca sıklıkla "ruhun merkezi" kavramıyla ilişkilendirilmiştir. Pek çok kompleks fonksiyonu ve derin anatomik yerleşimi nedeniyle, pineal bez farklı disiplinlerden birçok bilim insanının ilgisini çekmiştir. Kalkedonlu Herophilos ve daha sonra Galenos, pineal bezi tanımlayan ve bilimsel temelinin oluşmasına katkı sağlayan ilk bilim insanları arasında yer almaktadır. 16. yüzyılda Vesalius, İnsan Vücudunun Yapısı Üzerine Yedi Kitap (De Humani Corporis Fabrica Libri Septem) adlı önemli eserinde pineal bezi de resmetmiş ve onun yapısı ile işlevine dair yorumlarda bulunmuştur. Daha sonra, ünlü filozof René Descartes, pineal bezin ruh ile en yakından ilişkili organ olduğunu savunmuştur. Descartes, pineal bezin tarihindeki en önemli figürlerden biri olsa da, bu konuda teoriler geliştiren tek düşünür değildir. Rönesans tıbbının birçok hekimi ve bilim insanı da pineal bezi anatomik ve felsefi açılardan incelemiştir. Bu çalışma, mevcut literatürü kapsamlı bir şekilde inceleyerek ve tarihsel bir analiz sunarak, Antik Dönem"den 18. yüzyıla kadar pineal bezin anatomik ve felsefi yönlerini aydınlatmayı amaçlamaktadır.