2Nusaybin Devlet Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği, Diyarbakır, Türkiye
3Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, Diyarbakır, Türkiye
4Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı, Diyarbakır, Türkiye DOI : 10.5137/1019-5157.TND.3702
Özet
AMAÇ: Hidrosefalinin cerrahi tedavisinde en sık kullanılan yöntem ventriküloperitoneal şant uygulamasıdır. Bu çalışma ile hastaların ventriküler boyut değişiklikleri çeşitli parametreler kullanılarak ölçülmüş, şant cerrahisi öncesi ve sonrası hasta sonuçları etiyoloji ve yaş yönüyle araştırılmış cerrahiye karar verme dönemi açısından değerlendirme yapılması amaçlanmıştır.GEREÇ ve YÖNTEMLER: Çalışmaya kliniğimizde 2012-2022 yılları arasında ventriküloperitoneal şant takılmış 98 hasta dahil edildi. Hastaların preoperatif ve postoperatif dönemde manyetik rezonans görüntülemeleri incelenerek frontal horn indeksi, Evans oranı, temporal horn kalınlığı ve parankim kalınlığı ölçüldü.
BULGULAR: Hastaların %19,4"ünde en az 1 kez şant enfeksiyonu görülmüş olup şant enfeksiyonu geçiren hastaların post operatif dönemde ölçülen frontal horn indeksi, temporal horn kalınlığı ve Evans indeksi daha yüksek, parankimal kalınlığı ise enfeksiyon geçirmeyen hastalara göre daha düşük çıkmıştır (p<0.05). Erken şant takılan hastaların 1. yıl takiplerinde parankim kalınlığının daha belirgin arttığı istatistiksel olarak saptanmıştır (p<0.05).
SONUÇ: Şant cerrahisi planlanması çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Ancak şant cerrahisinin erken dönemde yapılmasının ventrikül boyutunda azalma ve parankim hacminde daha fazla artışa olanak sağlaması erken cerrahi uygulanmasının daha etkin olduğu, tekrarlayan cerrahilerin ise negatif etkisi olduğu akılda tutulmalıdır.